"Turan Masalları" adı altında birçok öykü bir araya getirilmiş. Çocukluğumda okuduğum ağır konulu, ağır dilli, milliyetçi Ömer Seyfettin hikayelerini pek anlayamazdım. Onları tekrar okumuş oldum. İyi oldu.
Bunun dışında bu seçkiye bence alakasız bir şekilde girmiş olan ve çok orijinal bir karakterle ilgili, bir dizi hikaye var.
"Cabi Efendi" karakterine ait hikayeleri çok sevdim.
Çok gözlemci, çok düşünen, araştırmalarında sonuç bulana kadar vazgeçmeyen, ilginç bir karakter. Bu zâtın yaşadığı olaylar da çok ilginç. Birkaç ayrı hikayede devamlılığı olacak şekilde ve "yarım mizah" tarzında anlatılıyor.
Ömer Seyfettin'in bu Cabi Efendi serisini çocukken okumuş olsam, o küçük aklımla bile beğenirdim ve yazarı daha çok severdim.
Halbuki zaman tek bir andan ibarettir. Mesela hepimiz çoktan öldük. Her şey yitirildi, bütün golleri yedik, bütün penaltıları avuta attık, bütün maçları kaybettik, taraftarlar köşe gönderleriyle futbolcuları dövdü. Bunların hepsi çoktaaan yaşandı, oldu, bitti, gitti.
Tılsımlı bir kadim zaman ayini. Bir tapınma, bir perestiş, efsunlu bir inisiasyon töreni. Eksik parçanın yerine şıp diye uyması. Bir artı bir eşittir bir. Bir artı bir eşittir bütün.
"Et-tekraru ahsen, velev kane yüz seksen.."
* Tekrarlamak güzeldir, yüz seksen defa olsa bile.
(mesela el yıkama öğreten videolar m.youtube.com/watch?source=do...