Müslüman cenazelerinde ölü, ölerek insanların arasından çıkar, geride hâlâ yaşayan, cenaze yemeği hazırlamak, hoca bulup okutmak, mevlit şekeri siparişi vermek için koşuşan insanlar en canlı halleriyle dolaşırlardı.
Bir adım vardır, bir de geçmişim. İkisi de çeşitli resmî dairelerde, resmî evrakın üzerinde yazılı birtakım kelimelerdir. Nüfus dairesinde, askerlik şubesinde, muhtar kayıtlarında. Kimse için bir anlamı, ben bu adı tanıyorum, bu falanca değil miydi dedirtecek bir yanı yoktur. Adım da kalıbım kadar silik, soluk ve sıradandır.
Biz trenlere alışmıştık, tren düdüğünü duymadan, uykumuzun arasında geçen hangi marşandiz, hangi ekspres bilmeden duramazdık. Bu yüzden son durağımız olan şehrimize gelince, istasyon mahallesine taşındık.