5 milyon yıl önce, atalarımız muhtemelen çoğunlukla vejetaryendi. 3,3 milyon yıl önce taştan aletler yapıyor ve et yiyor, 1 milyon yıl ya da belki daha uzun bir süre önce yemeklerini pişiriyorlardı. Tarihte yaşanan bu gelişmelerden, evrimin yol açtığı değişimlerin yavaşça meydana geldiğini ve alet üretmekle yemek pişirmek gibi yeni ve bize özgü sandığımız bazı alışkanlıklarımızın aslında hominin soyuna dayanan derin kökleri olduğunu öğreniyoruz. Türümüz çok yakın zamanda ortaya çıkmış olsa da hominin soyunun kökenleri kadim çağlara dayanır.
Wrangham yiyeceklerin pişirilmesinin, büyük bir beynin ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayarak bizi insan yaptığını öne sürer.
.
.
.
Beyin enerji açlığı çeken bir organdır. İnsan beyni vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 2'sini oluşturur ancak dinlenme halindeyken vücudun tükettiği enerjinin yüzde 20'sini kullanır.
.
.
Ağırlık esas alınarak değerlendirildiğinde bağırsaklar da beyin kadar enerji açlığı çeker ancak beyinlerimiz bizim boyutlarımızdaki primatların normalde sahip olduklarına oranla çok daha büyük olsa da, bağırsaklarımız çok daha küçüktür. Evrim bağırsaklarımıza harcanan enerjiden tasarruf ederek büyüyen beyinlerimize savurganlık yapacak kadar enerji kaynağı ayırmıştır. Wrangham'ın hipotezi yiyeceklerimizi pişirmenin, besin maddelerinin enerji değerini arttırarak, ufak ebatlı bağırsaklarımızın beynimizin evrimi için gerekli enerjinin sağlanmasını mümkün kıldığını ileri sürer.
Distopya seven herkesin okuması gereken bir kitap Cesur Yeni Dünya. Karakterler olarak değilse bile yaratılmış kötü-dünya öylesine çekici ki ister istemez kitabın büyüsüne kapılıyorsunuz. Pek çok şeyi birbiriyle bağdaştırabileceğiniz bir dünyaya seyahat ediyorsunuz, bir nevi paralel evrene geçiyorsunuz. Zaten distopyaların amacı da budur, kendi dünyamıza paralel, fakat zıt bir evrenin okuyucuya sunulması. Huxley'nin hayal gücünün gerçek dünyadan esinlendiğini çok net gözlemleyebiliyorsunuz kitapta, yani bir nevi kendi yansımamızı görmek mümkün. Ne var ki, böylesi bir dünyada daha farklı karakterler ve hikayeler görmeyi dilerdim. Karakterleri çekici bulmadım ve açıkçası dünyanın tasviri olmayan, karakterlere odaklanan kısımlardan biraz sıkıldım. Yine de kitabın bir parçası oldukları için görmezden gelinebileceğini düşünüyorum. Zaten kitaptaki amaç, gelecek kötü bir dünyayı bizlere aktarmak. Karakterler sadece aracı. O yüzden her şeye rağmen distopya severlerin bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma