Demek ki çocuklar, Sakarya'ya taş değil, dert atıyorlardı da biz farkında değilmişiz! Zaten neyin farkındayız ki? Her şeyin farkında olduğumuzu zanneden bizler, zaten bu yanlış, yanlış olduğu kadar da gururlu olan zanlarımızla bu günlere gelmedik mi?
O haksızlıklara karşı isyan parolası olan "Lâ" ruhu hangi denizlerin dibinde kaybolup gitti ki, Müslümanlar bu denli duygusuzlaştılar, şahsiyetsizleştiler ?
Eğer bir ev imar etmeyi konuşuyorsa, eğer bir ev "nasıl acaba insanlığı risaletin mesajı ile tanıştırabiliriz? Nasıl insanları koştukları cehennem ateşinden çevirebiliriz? Nasıl insanları kula kul olmaktan kurtarıp, Allah'a kul etmeye vardırabiliriz?" diye inliyorsa bilin ki, o ev Erkam yürekli adamların evleridir. Bu evin silahları; Kur'an'dır, ilimdir, irfandır, hikmettir, kitaptır, kalemdir, seccadedir, gözyaşıdır, merhamettir, sevgidir, müsamahadır ve duadır. Bu ev adı ve yapısı ne olursa olsun Darü'l-Erkam'dır.