Selcan Küçük

Selcan Küçük
Exporter
Uludağ Üniversitesi Uluslararası İşletmecilik ve Ticaret
İnegöl, Bursa
137 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Ne diye yaşıyorum öyleyse, Niçin atmıyorum kendimi bu kayadan? Bir düşer kurtulurum bütün dertlerden. Her gün korka korka acı çekmektense Bir anda ölüp gitmek daha iyi.
Sayfa 31 - İş Kültür Yayınları, İO karakteri·Kitabı okudu
Eskiden insanoğulları bu dünyada dertlerden, kayıtlardan uzak yaşarlardı, bilmezlerdi ölüm getiren hastalıkları. Pandora açınca kutunun kapağını, dağıttı insanlara acıları, dertleri. Bir tek Umut kaldı dışarı çıkmadık kapağı açılan dert kutusundan. Umut tam çıkacakken Pandora kapamıştı kapağı, böyle istemişti bulutları devşiren Zeus. O gün bugündür insanların başı dertte, toprak bela doludur,deniz bela dolu, geceler dertler doludur, gündüzler dert dolu, belalar başıboş dolaşır sessizce ölümlülerin çevresinde,
Sayfa 57 - İş Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Benim seni kutlamam mı gerek? Niçin? Hiç derdine derman oldun mu sen Derdine derman bulamayanın? Gözyaşını sildin mi hiç Başı darda olanların? Kim adam etti beni? Güçlüler güçlüsü Zaman Ve önü sonu gelmeyen Kader, değil mi? Onlar değil mi Senin de benim de efendilerimiz? Sen yoksa beni Yaşamaktan bıkar mı sandın? Kaçak çöllere giderim mi sandın Açmıyor diye Bütün düş tomurcukları? Bak işte, yerli yerimdeyim; İnsanlar yetiştiriyorum bana benzer; Bütün bir kuşak benim gibi, Acılara katlanacak, ağlayacak, Gülecek, sevinecek, Ve aldırış etmeyecek sana Benim gibi!
Sayfa 60 - İş Kültür Yayınları, Sabahattin Eyüboğlu·Kitabı okudu
2. BÖLÜM 10. Pasaj
Doğrusu, bizler bugün canlılığın nerede bulunduğunu, ne olduğunu, nasıl adlandırıldığını bile bilmiyoruz. Elimizden kitaplarımızı alsanız bir anda ne yapacağımızı şaşırır kalırız; ne yapacağımızı, kime sığınacağımızı, neye tutunacağımızı, neyi seveceğimizi, neden nefret edeceğimizi, neye saygı duyacağımızı, neyi aşağılayacağımızı bilemeyiz. İnsan olmak, gerçek insan, etiyle kemiğiyle insan olmak bile ağır gelir bize. Utanırız bundan, insan olmayı yüz karası sayarız, benzeri olmayan toplumsal birtakım insanlar olmak için çabalarız. Ölü doğmuş insanlarız biz ve uzun zamandır canlı babaların çocukları değiliz, giderek daha çok hoşlanıyoruz böyle doğmuş olmaktan. Zevk duyuyoruz bundan. Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulacağız.
Sayfa 151 - Can Yayınları, 27. Baskı, Çeviri: Ergin Altay·Kitabı okudu
Yeraltı Edebiyatı
2. BÖLÜM 10. Pasaj
...çünkü bizler yaşamdan koptuk, hepimiz az veya çok, aksıyoruz. Hem öylesine kopmuşuz ki, zaman zaman gerçek 'canlı yaşam'dan tiksiniyoruz, bu yüzden de, bize onu hatırlattıklarında buna dayanamıyoruz. Bunu o kadar ileri götürmüşüz ki, gerçek 'canlı yaşam'ı neredeyse bir iş, neredeyse görev sayıyoruz ve hepimiz yaşamın kitaplarda daha güzel olduğunda hemfikiriz. Ayrıca, kimi zaman neden çabalayıp duruyoruz, neyi yüceltiyoruz, neyi arzuluyoruz? Neyi olduğunu kendimiz de bilmiyoruz... Soylu arzularımızın, yerine getirilirlerse bunun bizi daha kötü duruma düşüreceğini biliyoruz. Evet, deneyiniz, sözgelimi daha çok özgürlük verin bize, içimizden bazılarımızın ellerini çözün, çalışma alanımızı genişletin, üzerimizdeki egemenliğinizi kaldırın... İnanın tekrar sizin egemenliğiniz altına girmeyi önce bizler isteyeceğiz.
Sayfa 150 - Can Yayınları, 27. Baskı, Çeviri: Ergin Altay·Kitabı okudu
Yeraltı Edebiyatı