Bazan diyorum acaba çok mu takıyorum kafaya insanları, öfkeyi, nefreti, mutluluğu, aşkı , başarıyı...
İçimde tarif edilemez huzursuzluklar oluşuyor belki Fernando pessoa kadar olmasa da huzursuzluğun kitabını yazabilecek seviyede olabilirim, belki de daha iyisini yazabilirim...
bu burhanlı dönemlerde kendimi boşluğa atmışçasına umutsuzluk girdabına sürüklenmiş daha doğrusu girdabın kendisi olmuş gibi hissediyorum...
normal miyim acaba? ya da bir dakika normal olmak neydi ki?
huzursuzluğun, mutsuzluğun, sevgisizliğin artığı bu uçağa da normal olmak Bir lüks olmalıydı herhalde. Normal insanlar kendi hallerinde ve kendi meslekleri için çabalayan ve bu çabalarından dolayı mutlu olan bireyler olsa gerek. Fakat ben ne kadar çalışırsam çalışayım o mutluluğu o hazzı bir türlü elde edemiyorum. dedim ya Fernando pessoa kadar olamasam da huzursuzluğun kitabını yazabilirim...