VesoD

VesoD
‘2020
İstanbul Üniversitesi
956 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·194 syf.··
2025 2. kitabı
Selamun aleyküm. Uzun zamandır bir şey yazmıyorum. Şimdi de uzun uzun yazmayacağım. Sadece Fatma Bayram hocamız iyi ki var. Hamdolsun onu okumak nasip olduğu için. İlmi derya deniz bir hocamız. Böyle imkan olsa dizinin dibine otursak her gün dinlesek, görsek, ufkumuz açılsa. Gerçek anlamda farkındalık oluşturan bir yazar. Bu sıralar İstanbuldayım. Belki bir fırsat olur da bir söyleşisine giderim. İstanbul bu anlamda fırsatlarla dolu bir şehir. Bazen İstanbul dışında Anadolu’na bir yerde yaşamanın gelişim açısından bazı dezavantajlarını buraya gelince hissediyorum. Bugün Eyüp vapurunda iki hanım gördüm. İkisi de tam tesettürlü. Biri Arapça bir kitap çıkardı ders çalıştı. Diğeri de ders notlarını baktı sanırım. MaşaAllah diyorum. Rabbim hepimizin ilmini ve gayretini arttırsın. Sayımızı da arttırsın. Fatma bayram hocam. Siz yazın inşaAllah biz de okuyalım idrakiniz artsın Allahın izniyle.
İyiler Yalnız DeğildirFatma Bayram · TK Yayınları · 20241,100 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·610 syf.··
2021 82. kitabı
·
219 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2021 13:32
Elhamdulillah. Allah’ım kitabını mealini okumayı nasip ettiğin için binlerce kez hamdolsun. Tekrar tekrar okumayı, hakkıyla anlamayı, öğrendiklerimle amel etmeyi, razı olacağın bir kul olmayı, bunun için çabalamayı nasip et. Kuran-ı Kerim mealini yıllar önce ilk kez okumaya başladığımda bu çağın görüşleri etkisinde birisi olarak her şeyi eleştirerek ve yoğun bir bunalıma girerek şöyle bir kenara bıraktım ve dedim ki Allah’ım biliyorum senin herhangi bir yanlışının olma ihtimali haşa tabiki yok ben buna hazır değilim beni kuranı okuması gerektiği gibi okuyacak olduğum bir noktaya getir. İlimden böyle dua ettim ve kendimi toparlamam gerektiğini düşündüm. Bunlar pandemiye girdiğimiz yılın Ramazan ayında oldu. Bu yılın Ramazan ayının sonunda tekrar elime aldım. Almadan önce bazı başka kitaplar okumuştum. Birinde diyordu ki Kuran’ın her sözü doğrudur hepsinde Hikmet vardır. Sen inanan birisi olarak kuranı irdeleyemezsin. Belki o anda onun hikmetini anlayamazsın. Sen oku doğru olduğunu bil hikmetini anlamaya sonra çalış gb bir şey yazıyordu. Küçük küçük uzun da olan bir sürede bazen okuyup bazen okumayıp bugün bitirmek nasip oldu. Çok güzel okumalarım oldu Elhamdulillah ve hepsi bana şunu gösterdi çoklarının da bildiği gibi “Allah’ın dinine Allah’a zarar vermek gibi bir şey söz konusu olamaz. Biz yaptıklarımızla kendimizi ya kurtarır ya zarara uğratırız.” Allah kurtulanlardan olmayı nasip etsin, tekrar tekrar kuranı Kerim meali tefsiri okumayı bana ve kalbinde islama dair bir kıvılcım olan herkese nasip etsin.
Kur'ân-ı Kerîm ve Açıklamalı MeâliKomisyon · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 20122,661 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
Beğendi
·
2021 67. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2021 14:31
Kitabın neredeyse tamamının altını çizmişim. Şimdi elime alıp alıntı yapmaya kalktığımda bu bana yorucu geliyor ve üşeniyorum. Ama aslında her bir kısmının da paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Bu güzel kitap okunmalı, bana da okumayı nasip eden Allah’a (c.c) şükürler olsun. Okuyanların istifade edeceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2021 18:32
Felsefenin en önemli sorusunun şu olduğu söylenir: “Niçin hiçbir şey olmayabileceği halde bir şey var?” Pekala hiçbir şey olmayabilirdi, ama bir şey var! Bu var olan şey, eğer bizim dünyada bulunuşumuz ise, bizim yerküre üzerinde mekanı dolduruşumuz ise bu harikulade bir şey! Sadece bunun için bile, sadece kâinat içinde bulunuyor olmak, kâinatın bir yaratıcısının olduğunu bilmek ve bunu bilebilecek kadar açılmış olmak için bile günde, değil beş, elli vakit namaz kılınabilir. Allah’a kulluk etme durumunda olmayı anlamak. Sadece bu, bütün ömrümüz boyunca yatıp kalkıp dua etmeye yeter. Çünkü pekala olmayabilirdiniz. Siz de olmayabilirdiniz, kainat da olmayabilirdi, hiçbir şey olmayabilirdi. Ama bunlar var. Bunların varlığı konusunda bir noktaya ulaşmış olmamız bizim, kim olursak olalım, nerede olursak olalım, hangi çağda olursak olalım varlık bilincinden nasiplenmemizi sağlıyor. Varlık bilinci her şeyi kaplıyor yani. Her şey, her yeri dolduruyor. Onun için başımıza gelen kötü bir şey, “musibet” bu bakımdan da avantajımızı ikiye katlıyor. Çünkü musibet bizim onu hissetmeden ne olduğunu anlayamayacağımız bir şey. Hâlbuki lezzetler, hazlar bize biz onların bilincine varmasak da oluşabilir; ama bu nokta dikkatinizden kaçmasın ki, bilincine varmadığımız acıları duyamayız. Başımıza gelen kötü şeyler varlığımızı hatırlatmadan başımıza gelmiş olamaz! O yüzden başımıza gelen kötü bir şey sebebiyle, “Bakalım Allah bize neyi gösterecek!” dediğimiz an cennete giden yolu da yavaş yavaş fark edilebilir bir hale getirmiş oluruz. Biz eğer, buna sabredersek ve bunun Allah tarafından verildiği konusunda bir teslimiyeti ifade edersek, bunun kabulü içindeysek, o zaman önümüzde bu mükellefiyetler alanı açılmış olur. Sabır dediğimiz şey tahammül değildir yahut tahammülden ibaret
Kırk Hadisİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20191,793 okunma
Puan vermedi·315 syf.··
2021 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 21:10
Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: “Taşları Yemek Yasaktır !” Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış ve avcı yeterince yaklaştığında konuşmaya başlamış: “Zihnine takılan soruyu biliyorum. Şimdiye kadar taşları yemeyi yasaklayan bir uyarı levhası hiç görmedin, çünkü insanların taş yemeye zaten ihtiyaçları yok. İnsanları zaten yapmaya eğilimleri olmayan bir konuda uyarmak niye ? İnsanlar arasında taş yeme adeti yoktur, onlara yapmayacakları şeyi yapma demenin ne anlamı var ? Ancak şuna dikkat et: İnsanlar arasında adet haline gelmiş öyle davranışlar, öyle alışkanlıklar vardır ki, bunlar insan için tıpkı taş yemek gibidir. Eğer zararı bakımından düşünürsen taş yemekten daha çok zarar veren işlerdir bunlar. Bunlar taş yemek kadar budalaca, insanın öz niteliklerine yabancı tutum ve davranışlardır. Eğer insanlar acınacak haldeyse,insanlar arasında zulüm,haksızlık,merhametsizlik,yozlaşma ve ihanet hüküm sürüyorsa bunun sebebi; insanların sanki yermişçesine yedikleri bunca nesneden, taş yemeye mümasil ( benzeyen) tavırlardan doğmaktadır. Senin levhayı gördüğün yerde bir pınar olmuş olsaydı ve ben oraya “Su Zehirlidir” yazsaydım sen bunu manalı bir söz sayacak, yerinde bir uyarı kabul edecektin. Büyük bir ihtimalle de benim ayak izlerimi takip edip buraya gelmeyecektin. Çünkü yasaklanan şey aklına uygun gelecekti. Gerçekte suyun zehirli olduğunu yazan insanın emrine uymuş olacaktın. Kendi aklına uyduğunu sanarak benim keyfime uygun davranmış olacaktın. Ama orada taş yemeyi yasaklayan bir levha gördün ve
Taşları Yemek Yasakİsmet Özel · Tiyo Yayınevi · 20244,087 okunma