İnsanların çoğunun hayal gücü kısıtlıdır. Kendilerine doğrudan dokunmayan,sivri ucu sert bir biçimde ısrarla duyularını harekete geçirmeyen şey, onları neredeyse hiç tahrik etmez;ancak tam gözlerinin önünde meydana gelen ve duygularının dokunma mesafesindeki en ufak bir şey dahi içlerinde ölçüsüz bir tutkuyu tutuşturur.
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısıydı. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük ve boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi,fakat onun yokluğunu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acıydı.
Aklı başında olan bir insan,ne dünya umurundan kazandığına mesrur ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz.Zira dünya durmuyor, gidiyor.İnsan da beraberinde gidiyor.Sen de yolcusun