Batuhan

Batuhan
@Vetitum
Pesimist
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiçliğin duvarlarından akan simsiyah ziftin donukluğu gecelerimin derinliğine işlemişti, hışırtıyla salınan dalların hüzünlü bilinçsizliği gibi savrulan benliğimin gerçek dışılığı acı dolu bir fısıltıyla yankılanıyor ve beni amansız gecenin ortasında çaresiz bir hüzünle bırakıyordu.
Seni hayata bağlayan,” dedi bana, “ne var ki? Aşkın seni istediği yok, şan peşinden koşmuyor, kudret ise yanına bile uğramadı. Miras aldığın ev bir harabeydi. Sana bırakılan toprakların ilk ürünlerini çoktan don vurmuş, güneş ise vaatlerini çoktan yakıp kavurmuştu. Bahçendeki kuyular hep kördü. Havuzlarındaki yapraklar sen daha göremeden solup gitmişti. Ayrıkotları ağaçların altını, hiç yürümediğin patikaları, yolları kaplamıştı... Ve Ölüm, iyi günler görmeye muktedir bir ruhla doğmamış bir insanın, güzel günler umut etmesinin ne kadar boş olduğunu anlattı bana.. Fernando Pessoa
Ey donuk mutluluk... Ey yolların kavuştuğu yerdeki sonsuz durak! Düşteyim ve dikkat kesilmiş zihnimin ardında benimle düşlere dalan biri var... Ve belki de ben, var olmayan o Kimse’nin düşüyüm sadece...
Bu düş sessizliğinde hayalperest bir çılgınlık!.. Hayatımız hayatın ta kendisiydi... Aşkımız aşkın kokusuydu... Sadece varlığımızla dolup taşan, imkânsız saatler yaşardık... Çünkü bir gerçeklik olmadığımızı etimizin her zerresiyle biliyorduk...