-Ne olmak isterdim, biliyor musun?....
"O şarkıyı biliyor musun, hani "Yakalarsa birini biri,
çavdarlar arasında," diye? Ben işte-"
-"O öyle değil, "Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında,"
olacak! Şiir bu, Robert Burns'ün."
-"Her neyse, hep,büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka
kimse yok ortalıkta –yetişkin hiç kimse, yani– benden başka.
Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum,
uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum;nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum. Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum. Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim.
Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri
olmak isterdim.
Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava
uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın
özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak
istemesidir.
Başına bela sarıp düşmeye başlayan birine dibe vardığını anlama şansı verilmez. Düşer, düşer, düşer, ama düştüğünü anlayamaz.
Tüm düzen, hayatlarının şu ya da bu döneminde çevrelerinin onlara veremediği şeyleri arayan insanlar için kurulmuştur.