Vhp 34

“De ki: dünya metaı nede olsa azdır; ahiret ise takvâ ehli için mahz-ı hayırdır.” (Nisa, 4/77), “Allah’ın sana verdiği her şeyde âhiret yurdunu ara; bu arada dünyadan da nasibini unutma!” (Kasas, 28/77), “Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan ibarettir.Âhiret yurdu ise, doğrusu işte gerçek hayat odur; eğer bilselerdi.” (Ankebût, 29/64)
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gerçek zühdün ema-resi üçtür: a.Dünya adına elde edilen şeylere sevinmeme ve kaybedilen şeylere de üzülmeme, b.Methedilince sevinmeme, zemmedilince de yerinme me, c.Hakk’a kulluğu ve O’nunla hâlveti her şeye tercih etme.Haram ve helâllere karşı hassas olmak,zühdde ilk adım sayılır.İkinci adım ve kâmil merhale ise, meşrû ve mubah şeylerde bile,kılı kırk yararcasına titiz yaşamaktır.
Din
Bu yönüyle dünyayı tahkir eden insanlar üç gruba ayrı lır lar:Birinci grup marifet ehli ve yolcularıdır. Dünya, Cenâb-ı Hakkın marifet, muhabbet ve ibadetine perde ve engel olduğu için onu tahkir ve tenkit ederler.İkinci grup ahiret ehlidir;dünyanın zarurî işleri onları âhirete ait işlerinden alıkoyduğu için nefret ederler.Ayrıca şuhud derecesinde bir imanla, bütün güzellik ve cazibesine rağmen, dünyayı, cennetin kemâlât ve güzelliklerine kıyas ettiklerinden dünyayı çirkin görürler.Aynen Hz.Yusuf’a güzel bir adam kıyas edildiğinde Hz.Yusuf’un çirkin göründüğü gibi…Üçüncü gruptakiler ise iki kısımdır:Bir kısmı dünyayı zahiren tahkir eder,çirkin görür,ancak eline geçmediğindendir.Tilki üzüm misali… Bir kısmı da dünyayı tahkir eder:ancak elinde durmadığındandır.Zenginler sınıfına katılamadığından dünyaya kızar, tahkir eder,böylece teselli bulur.Bu tahkirler, horlamalar dünyanın nefretinden değil aksine muhabbetinden ileri gelmektedir.Etraftaki bir kısım sahte dünya tarikleri bu gruba girerler.
Din
Dünyanın bu yüzü,âdeta sınırsız ilahî bir mektuptur.Bu açıdan dünya gayet güzeldir, nefrete değil,aşka lâyıktır.İkinci yüzü âhirete bakar.Dünya ahiretin tarlasıdır,Cenne-tin nimetlerinin tohumu burada ekilmektedir ve rahmetin çiçek bahçesidir.Bu yüzü de, evvelki yüzü gibi güzeldir;tahkire değil,muhabbete lâyıktır.
Din
Resûl-i Ekrem’in bu konudaki pekçok hadis-i şerifinden bir iki örnek verecek olursak: Ebû Üseyd es-Sâidî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Sahabeden biri-si bir gün ‘Ey Allah’ın Nebisi! Anneme ve babama vefatlarından sonra da yapabileceğim bir iyilik var mıdır?’ diye sordu. Allah Resûlü: ‘Evet, vardır. Onlar için dua ve istiğfar etmek, onların hayattayken vermiş oldukları sözleri ve vasiyetleri yerine getirmek, onlar vasıtasıyla meydana gelmiş olan akrabalık haklarına riayet etmek ve dostlarına da ikramda bulunmaktır.’ buyurdu.”
Din