Allah Resûlü, hanımları ile oturur, sohbet eder, hatta bir arkadaş gibi onlarla bazı meselelerin müzakeresini bile yapardı. Peygamberin, onların fikir ve düşüncelerine ihtiyacı yoktu, Çünkü o vahiy ile destekleniyordu. Ancak bu hareketiyle, ümmetine bir şeyler öğretmek istiyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) aile bireyleri arasındaki davra-nışlarına şu olay çok güzel bir misaldir. Hz. Ali şöyle anlatır: “Bir gün Allah Resûlü bizi ziyarete gelmişti. Yanımızda geceledi. Hasan ve Hüseyin de uyuyorlardı. Bir ara Hasan, su istedi. Derhâl kalkan Allah Resûlü, su kabından su aldı. Çocuğa vermek için getirmişti ki, o sırada uyanmış olan Hüseyin, hemen bardağı alıp su içmek istedi. Allah Resûlü ona vermeyip önce Hasan’a verdi. Bunun üzerine, Fatma dayanamayarak, ‘Hasan’ı Hüseyin’den çok seviyorsun.’, de-yince, Allah Resûlü, ‘Hayır, ilk defa o istedi.’ cevabını verdi.”
Aile Reisinin Sorumluluğu Peygamberimiz, ev hâlkına karşı taşıdığı ağır mesuliyetleri hisse-derek sık sık endişelenirdi. Daima onları, bu dünyadakilere kıyasla öteki dünyanın mükâfat ve güzelliklerine teşvik ederdi. Gece nama-zına kalktığında, hanımlarının da bu ulvî ve faziletli amele katılma-larını isterdi. Sevgi ve yumuşaklıkla bu tür ibadetle re teşvik ederdi. Nitekim bu Rabbimizin de emriydi. “Ailene namazı emret, kendin de namaza sabırla devam et…” (Tâhâ, 20/132) ayetiyle Allah, Peygam-berinden aile hâlkına namaz kılmayı emretmesini, onlarla beraber namaza sarılmasını, sabır ve azimle ona devam etmesini istiyordu. Ayetteki hitap, Hz. Peygamberin şahsınadır. Bu hitabın içine umu-mi olarak bütün ümmeti, hususi olarak da Hz. Peygamber’in aile hâlkı girmektedir.Bu ayetin hükmü gereği Peygamberimiz, altı ay müddetle Messid-i Nebevi’ye sabah namazına gitmeden önce, Hz. Fâtıma ve Hz. Ali’nin evlerine de uğrar ve kapılarının önünde durarak: “Ey Ehl-i Beyt namaza kalkınız!” buyururdu.143 140 Tirmizî,
Bir gün birisi Hz . Âişe validemizden, ev içinde Pey gam beri-miz’in davranışlarını sordu. O şu bilgiyi verdi: “Allâh Resûlü, evine girdiği zaman herhangi bir fevkalâdelik ve inziva hâli gös-termeden, insanlardan herhangi biri gibi tevazu ile davranırdı. Kendi elbisesinin söküğü ile meşgul olur, koyunları eli ile sağar, eşlerine ev işlerinde gerekli hâllerde yardımcı olurdu. Çarşıya, pazara gider, bizzat alışveriş yapar ve aldığı şeyleri kendisi taşırdı. Ashab-ı Kiram; ‘İzin verin de biz taşıyalım.’ dediklerinde, “Her-kes kendi yükünü kendi taşısın.”buyururdu.