Vhp 34

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) öğleden önce bir süre dinle-nirdi. Bilindiği gibi insanın biyolojik yapısı uykuya ihtiyaç duyacak şekilde yaratılmıştır. Durup dinlenmeden faaliyet gösteren beden, bir süre sonra enerjisini yitirip yıpranmakta ve değişik hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Onun için kişinin geceleri uyuyup dinlen-mesi vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Ancak, gece ibadet ve benzeri faali-yetlerle uğraşıldığı için yeterince dinlenememe, iş yoğunluğu, stres, dolayısıyla dikkatin dağılması, bedenin yorulması ve sıcak iklim şartları sebebiyle gündüz uyuyup dinlenme de gerekebilmektedir. İslamî literatürde bu uykuya kaylûle denilmektedir. Türkçemizde bu, öğle uykusu veya öğle öncesi uyku olarak ifade edilebilir.
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz. Ömer’in oğlu Abdullah her yönüyle babasıyla atbaşı giden bir insandı. Babasından sonra, hem de o günün insanları, başla-rında hâlife olarak onu görmek istiyorlardı. Eğer Hz. Ömer biz-zat mâni olup “Bir evden bir kurban yeter!” demeseydi, belki de ümmet onu hâlife seçecekti. O, hem bir ilim okyanusu hem de takva ve zühdün zirvesinde bir insandı.
Din
Hadis-i şerifte şu ifadeler bulunmaktadır: “Kim sabah namazını kıldıktan sonra yerinde bekler ve iki rekât kuşluk namazı kılıncaya kadar sadece hayırlı şeyler konuşursa, de-nizin köpüğü kadar hataları olsa bile af olur.”
Din

Vhp 34

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2020 21. kitabı
Abdulhakim Yüce
8.8/10 · 114 okunma
Meryem, çocuğuyla beraber kavmine geldi. Kavmi dediler ki: ″Yâ Meryem! Çok fenâ bir şey yaptın.* Ey Hârun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi ve annen de iffetsiz bir kadın değildi.″* Bunun üzerine Meryem: ″Onunla konuşun″ diye çocuğu işâret etti. Kavmi: ″Beşikteki bir ço­cukla nasıl konuşuruz?″ dediler.* Bebek dedi ki: ″Şüphesiz ben, Allah’ın kuluyum. O, bana kitap verdi, beni Peygamber kıldı,* beni her nerede olsam mübârek kıldı, hayatta olduğum müddet namaz ve zekât ile emretti,* beni anneme itaatkâr kıldı, beni cebbâr ve isyankâr kılmadı.* Doğduğum gün, öldüğüm gün ve diriltildiğim gün bana selâm olsun!″ Tefsir-i Nadiri
Din