"Kafadır oduncuyu oduncu yapan, gücü değil.
Şarap rengi denizi allak bullak edince rüzgârlar,
dümenci kafayla yönetir hızlı gemisini.
Arabacı da kafayla yener arabacıları.
Kimi güvenir atlarına, arabasına,
alanın iki ucunda da uzaktan döner sınırı,
atları dolanır durur, tutamaz onları.
Kimi daha az değerli atlar sürse de,
çıkarını düşünür, gözden kaçırmaz sınırı,
dönüp geçer sınırın dibinden,
sıkı tutmak gerektiğini hiç unutmaz
sığır derisinden kayışlarla atlarını,
önde gideni gözleyip durur kazasız belasız."
Sayfa 501 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Mamafih benim için şöyle bir teselli noktası da yok değil: Mağlûbum, fakat düşmanla göğüs göğüse çarpıştıktan, son kurşununu attıktan sonra yere serilen bir asker gibi mağlûbum."
"Çünkü düşünmek istemiyorsun, düşünmeye cesaret edemiyorsun! Zihninde zehir gibi bir şey var, bir çeşit nefret. Fanatik birisin Alec. Öyle olduğunu biliyorum, ama neyin fanatiği olduğunu kestiremiyorum. İnsanları döndürmeye çalışmayan bir fanatiksin, bu da tehlikeli bir şey... Sen... İntikama ya da o türden bir şeye yemin etmiş birisin. "