insanoğlu bu dünyayı çirkinleştiren, kirleten, acı veren günahlar ve düzensizliklerden çok, güzelliği, refahı, düzeni ve ahengi sağlayan şeyleri hayal eder. Ruhumuzun buna daha çok eğilimi vardır ve bunu yaparken de beş duyumuz yol gösterir bize.
Bu bir gerçektir: Bir hapiste gibi yaşayan bu tür insanlar, bu duvarların arasında mutludurlar sadece. Ama kendilerini ifade edebilecekleri zaman geldiğinde ilk yaptıkları şey, mutluluklarını anlatmaktır.
Kendimi bir kuyunun üzerine eğilmiş, bu derin ve kapkaranlık kuyuya bir ip sarkıtmış gibi hissediyordum. Aşağıdan canlı biri ipi tutsun diye ümitsizlikle bekliyordum ipi oynatarak.