Samet Ö.

Samet Ö.
@Viceverse
Bu profil; cehaletin değil enformasyonun mutluluk olduğunu savunan, iç dünyasında yaşayan birinin, mezar taşıyla övünmesidir.
Merhaba 1000kitap. Görmeyeli nasılsınız :)
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
youtu.be/sEf72RYPqgo Robot Sisifos :)
Felsefe

Samet Ö.

@Viceverse
·
Sisifos ve hayat üzerine absürt söylenceler
Sisifos'u incelemeye nasıl başlanır, zor bir karar. O zaman kemerleri bağlayın! Sizi etrafından dolaştırayım. "Hayat tekrarların tekrarlarının tekrarlarından oluşur" diye über muhteşem bir söz vardır, insanoğlunun bu dünyada sayılı olan günleri çoğu zaman birbirinin tekrarı değil midir? Hatta birçok insanın hayatı bile birbirinin tekrarı sayılabilir; doğ, okulu bitir, işe başla, çevre edin, evlen, çocuk yap, dede/nine ol, öl. İşte insanın; "var olmaya mahkum edildiği" bir dünyada kaderinin, sonsuza kadar nafile bir çabayla ağır bir kayayı dağın zirvesine çıkartmaya çalışan kadim Sisifos hikayesine bu kadar benzemesi, hayatın salt gerçeğini ne güzel özetliyor! Camus bu oldukça ağır ve felsefi deneme türündeki kitabına: "Gerçekten önemli olan bir tek felsefi sorun vardır; İntihar!" şeklinde çarpıcı bir başlangıç yaparken işte bizi, kendi hayat sorgulamasının ortasına böylece bırakıveriyor. Biz de kendi çevre, zeka ve birikimimiz ölçüsünde bu sorgulamaları yapıyoruz ve gündelik hayatın arkaplanında kalan bazı sorgulama anlarında yapmaya da devam edeceğiz. Mevlana'nın dediği gibi; Herkes kendi kepçesinin büyüklüğüne göre alacak ummandan. Ama unuttuğumuz bir şey var; yaşamın bu karmaşası içerisinde bocalayıp dururken zamanı, dolayısıyla kendimizi tükettiğimiz gerçeği! İçi boş dostluklar, çabuk tüketilen sevgiler ve yaşanmadan geçilen an'lar arasından savrularak geçerken gülümsemeyi de unuturuz. Oysa hayat, bu küçük an'lar şeklindeki muazzam harmoninin içerisinde gizlidir. Belki bu dünyaya mutlu olmak için gelmedik. Ama mutluluk, çoğu zaman alt paragrafta bahsi geçen sisifosvari gülümsemede hayat bulur. "Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir" Hayat gerçekten de yaşamaya değer mi? Hayatın temelinin absürd
Felsefe
Git, kurtar kendini!
Git kurtar kendini dostum! Kurtar canını tüm bağların zulmünden! Ve bırak evleri, onları yapanlara mezar olsunlar! Git! Seninkinden başka toprak bul! Kendi ülkenden başka ülkeler! Ama asla kendi canından başka can bulamazsın! Düşün! Tanrının toprakları sonsuz genişlikteyken, seni alçaltan bir ülkede yaşamanın ne kadar anlamsız, ne kadar şaşırtıcı olduğunu! -BİNBİR GECE MASALLARI
"Türkiye, evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkanını vermiyor." Ahmet Hamdi Tanpınar
Alıntı
Biontech mi Sinovac mı?
"Biontech mi Sinovac mı sorusu yılın sorusu oldu. Bir daha sorulmamak ümidiyle yazayım; * İkisi de ağır hastalıktan ciddi şekilde koruyor. Biontech daha etkili. Stent takılmış olması, geçirilmiş ameliyatlar, diyabet, tansiyon, penisilin alerjisi ikisini de olmaya engel değil. * Kanser tedavisi görenler, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ve yaşlılarda bağışıklık cevabı daha zayıf olabileceği için biontech tercih edilebilir. * İki aşı da alerjiyi tetiklemez, kan sulandırıcı kullanmak gerekmez. * Biontech yapıldıktan 2 hafta sonra da koruyucu. * Sinovac ilk dozda koruyuculuğu düşük. 2. dozdan 2 hafta sonra asıl koruyuculuğu. * Biontech aşısı, yapılan kimsenin virüs kapması halinde başkasına bulaştırmasını da %90’ın üzerinde engelliyor. Sinovac için bu oran bilinmiyor. * Her iki aşının da son dozundan sonra yine de enfekte olabilirsiniz. Ama ağır geçirme riskiniz düşük. * Biontech ilk dozdan sonraki 10-14 güne kadar, Sinovac da ise 2. dozdan sonra 12–14 güne kadar virüs bulaşırsa ,yine hastalığı aşı olmamış gibi geçirebilirsiniz. * Çevremde 2. dozdan 15 gün sonra hastalananlar oldu. Ama ağır geçiren görmedim. * Siz yine de hangi aşıyı yaptırdığınızda kendinizi rahat hissedeceksiniz onu yaptırın." Kaynak: twitter.com/DrGunerSonmez?s=20