"İnsan, açlıktan ölmek üzereyken bile onurunu koruyabilir mi?" veya "Açlık ahlakı değiştirir mi?" gibi soruları sorduruyor.
Kitabı okurken çokça buzdolabına gitme isteği duyacaksınız.
Nepentes bir çiçektir.bir katil çiçek..Kamufle olmuştur güzelliği zulmüne..Gören masum sanar,yakınlaşır ve değdiği anda yok olur.Sinsidir ve içerisinde bulunan zehirle kendisine yaklaşanı gafil avlar..Özellikle zayıf ve güçsüzleri hedef alır kendine.Onların ölmesi kendisinin yaşaması demektir..Bencildir..Ne kadar zayıf ölürse o kadar güçlenir kendisi..Felsefesi varoluş felsefesidir..Mücadelesi ise bu uğurda kamufle olarak yok etmektir..Güllerin,karanfillerin arasında ve tarlanın içinde her daim vardır onlar.Onların damarlarına hayat taşır güçsüzlerin kanları.Her daim teyakkuzda ve beklemektedirler. Kimi anadır, kimi babadır, kimi evlattır, kimi kardeştir, kimi eştir, kimi kadın kimi erkektir, kimi hacıdır, kimi mutualist, kimi o’cudur, kimi bu’cu..AMA HEPSİNİN TEK ORTAK ÖZELLİĞİ ZALİM, HAİN VE SİNSİ BİR MASUMİYET VE HAKLILIK SERGİLEYEN ZEHİRLİ ENANİYETLERİDİR !.Çünkü Onlar,çiçekler arasında barınan NEPENTES ÇİÇEĞİ dirler..kendi içlerinde güzeldirler..
Kitapta, yazıldığı dönemin namus anlayışı, kadına yüklenen baskıcı roller, yaş farkına dair önyargılar ve bir kadının aşkının kıskançlığa dönüşerek giderek büyüyen bir yıkıma sürüklenmesi oldukça etkileyici psikolojik betimlemelerle işlenmiş. Dul bir kadınla kendisinden yaşça küçük bir erkeğin tutkulu ama düşünülmeden başlayan ilişkisi, aşkın nasıl yıpratıcı bir hal alabileceğini anlatıyor, ve hiç yormayan diliyle bir çırpıda zevkle okunuyor
Siyah GözlerCemil Süleyman · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20264,047 okunma