Vildan

Rubeyyi' evlenmişti. Evlendiği gecenin sabahı evlilik tebriki için evine bir misafir geldi. Misafirlerin en güzeli Sevgili Peygamberimiz, Rubeyyi'nin evinde oturdu, onunla sohbet etti. Yıllar sonra Ammar bin Yasir'in to-runu Rubeyyi'den Peygamberimizi sordu. Rubeyyi' Onu tanımlayacak kelime bulamamanın çaresizliği içinde dedi: "Yavrum! Şayet Onu görmüş olsaydın doğan güneş zannederdin."
Sayfa 191
Reklam
İnsanın isminin kişinin psikolojisi üzerinde etkisi büyüktü. Aynı zamanda isim her daim dua idi. İsmimiz anıldıkça manası ile bize dua edilirdi. Bundandır ki Peygamber Efendimiz güzel anlamlı olmayan yani anıldığı zaman duası güzel olmayan isimleri değiştirirdi. İsim kadere yansırdı.
Sayfa 160
Sevgiyi çeken pek çok şeyler vardır. Öncelikle sevgi anlayıştı, zekâydı. Büyük çoğunluğu da güzel ahlaktı. Fedakârlıktı. Vericilikti. Nezaketti. İncelikti. Zarafetti. Sabırdı. Dilin yumuşaklığıydı. Üsluptu. Kalp bu duygu-lara akardı. İnsanda bu vasıflar olunca sevgi kaçınılmazdı. Hz. Aişe'de bunların hepsi ziyadesi ile vardı. Onun için Peygamberimizi çok ama çok mutlu etmekteydi. Peygam-berimiz zaman zaman Hz. Aişe'ye derdi: "Ey Aişe, sen bana Allah'ın bir lütfusun. Benim mutluluk kaynağımsın. Ben de senin mutluluk kaynağın olmak isterim!" Herkes Peygamber Efendimizin, Hz. Aişe'yi ne denli sevdiğini bilirdi. Ondan "Peygamberin sevgilisi" diye söz edilirdi. İnsanlar, Hz. Peygamberden bir şey isteyecekleri veya Ona bir şey hediye edecekleri zaman, Hz. Aişe'nin yanında olduğu zamanı beklerlerdi. Onun odasında iken ricalarını kabul edeceğini düşünürlerdi."
Sayfa 117
Görselliğin sevdalısıyız. Bunu kullanırım.
1K
Reklam