bir zamanlar cadıları avlayıp öldürmekten gurur duyan kasabalıların bugün nasıl olup da her yere cadı sembolleri asıp kostümlerini giydiğini aklı hayali almıyordu.
elfler yaşlandıkça derileri kalınlaşıp sertleşir; saçlarıysa koyulaşıp orman yeşiline dönerdi. bir sonraki yaşama geçme zamanları geldiğinde de kendilerine açık bir alan bulup insanların ağaç dedikleri şeylere dönüşürlerdi.
insanların işine yarayacak bir şeye dönüşmek için ölmek fikri Alastor'ın midesini bulandırıyordu.
düşmek üzere olan bir taç yaprağıydım. en ufak bir esintide bile titriyordum. insanların bana gösterdiği en önemsiz aşağılayıcı tavırlar bile "keşke ölsem!" dedirtip bana acı çektirirdi.
bir dolunay akşamı. ışıldayıp savrulan, dalgalanıp yuvarlanan, kabaran, titreşen dalgaların arasında ayrılmamak üzere tutuştuğumuz ellerimizi umutsuz bir silkinişle zorla bıraktığımda dalgalar bir anda kadını yutuverdi. bir isim haykırdı. benim adım değildi.