Semih Oktay

Semih Oktay
En sevdiğim,,, tam puan verdiğim romanlar: 5. DOKTOR JİVAGO Boris Pasternak 4. SALAMBO Gustave Flaubert 3. ÇİNGENEM Zaharia Stancu 2. KÖR BAYKUŞ Sâdık Hidâyet 1. PARA  Pierre Rey Sırtına yıldızlar kondurdum bu kitaplardan üçünün!
8/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2023 99. kitabı
KUMPANYA Sait Faik Abasıyanık; Yapı Kredi Yayınları; Hikâyeler, 100 sayfa Sait Faik Abasıyanık'ın KUMPANYA adlı öykü kitabında üç öyküsü var: Kumpanya, Kriz ve Gauthar Cambazhanesi. Sait Faik Adapazarı'nda doğmuş 1906 yılında ve 1954 yılında İstanbul'da ölmüş... İranlı Yazar Sâdık Hidâyet gibi 48 yaşında vefat etmiş. Bu öykü kitabından sonra kitaplarımın arasından çektim çıkardım Sait Faiklerim'i... ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ (YKY baskısı) adlı şiir kitabında 'Kırda Bir Öğle Uykusu' şiirini bakın nasıl bitiriyor: Uyusam, Kendimi bir son vapurda sansam... Peşimizde yıldızlar, Peşimizde uskur, Uyusam... Ne kadar melankolik. Öyküleri gibi şiirleri de hüzünlü... Yazarın MEDAR-I MAİŞET MOTORU adlı romanını okumuştum yıllar önce. Hâlâ kitaplarımın arasında olduğunu görünce ne kadar Sait Faik kitabım varsa çıkardım meydana... Öykü kitaplarından HAVADA BULUT (YKY baskısı), SON KUŞLAR (YKY baskısı), LÜZUMSUZ ADAM (YKY baskısı) ile mahkemelerden derlediği yaşanmış öyküleri anlatan MAHKEME KAPISI (YKY baskısı) adlı kitaplarımı karıştırdım şöyle bir... Geç oldu, Uyusam...
KumpanyaSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 20142,051 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Semih Oktay

, bir kitap okudu
9/10
·414 syf.·
2025 64. kitabı
Walter Scott
8.2/10 · 148 okunma
Böyle ceza olmaz olsun!
Puan vermedi
KIZIL HARF Nathaniel Hawthorne; Çeviren: Alican Azeri; Bordo Siyah Klasik Yayınlar; 380 Sayfa (26.05.2009) Dün akşam ABD'li roman ve kısa hikâye yazarı Nathaniel Hawthorne'a (d.1804 - ö.1864) ait KIZIL HARF adlı romanı devrettim. Benim okuduğum kitap K Yayınlarının 1975 yılında basılmış bir nüshasıydı, Alâattin Bilgi Türkçe'ye çevirmişti ve 322 sayfa idi. Hester Prynne kahramanımız, evli iken meşru sayılmayan bir ilişkiden bir çocuk dünyaya getirir. Kadın, ceza verileceklerin çıkarıldığı sehpada uzun uzun sorgulanmasına ve tüm ısrarlara rağmen çocuğun babasının kim olduğunu söylemez. Toplum, ömrü boyunca üzerinde 'kızıl bir harf' taşımakla cezalandırır Hester Prynne'i... Asıl kocası ise o sıralar ihtiyarlamıştır ve başka bir yerde yaşamaktadır. Hester Prynne cezasını kabullenir fakat mümkün olmasına rağmen yaşadığı bölgeden ayrılmaz. Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen babası bilinmeyen çocuk ise büyür, yedi yaşına gelir.(Pek gereksiz gördüğüm bir ayrıntı gerçi ama Yazar'ın bu kız çocuğunu bir şeytanın yavrusu gibi göstermeye çalışmasını vurgulamadan geçmek istemiyorum...) Hester Prynne'nin aynı yerde yaşamak, görmek zorunda kaldığı, kimselerin bilmediği 'baba' ise toplum içinde son derece saygınlığı olan biridir. Baba, aslında herkesin tanıdığı bir rahiptir. Asıl koca döner gelir ve karısının işlemiş olduğu bu suça karşılık bir ceza vermek ister: Hem eski karısına, hem onun âşığına... Roman, kahramanlarını kısaca tanıttığım bu insanlar arasında gelişen olayları: Aşkı, günahı, gururu, intikamı ve çevrenin kişi üzerindeki baskısını çok güzel anlatıyor.
Kızıl HarfNathaniel Hawthorne · K · 19751,342 okunma
Düşünce suçlarının takibi için Düşünce Polisi vardır.
8/10
·352 syf.··
2024 153. kitabı
BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT George Orwell; Çeviren: İngilizce aslından çeviren Nuran Akgören; Can Sanat Yayınları; 270 Sayfa 21 Haziran 2009 Pazar günü devrettim George Orwell'in BİN DOKUZ YÜZ SEKSEN DÖRT başlıklı romanını. 1903-1950 yılları arasında yaşamış, kırkyedi yaşında vefat etmiş Yazar; ölmeden bir yıl önce yazmış bu romanı. Orwell 1949 yılında bu romanı yazdığına göre 35 yıl sonraki bir gelecekte gerçekleşebileceğini öngördüğü bir devlet rejimini kurgulamış. Okyanusya adlı hayalî ülkenin, hayalî rejiminde yöneten tek bir parti vardır ve partinin tamamı 'Büyük Birader' olarak anılmaktadır.(Birader kelimesinin İngilizceden dilimize geçmiş olduğunu zannederdim -brother-, yanılıyormuşum: Birader kelimesinin aslı Farsça imiş.) Her şey devlet tarafından kontrol ediliyor. Yaşanan olaylar hemen ertesi gün devlet çıkarlarına göre değiştiriliyor; geçmiş yadsınıyor, tarih siliniyor. Devlet arşivi sürekli değiştirilip, yenileniyor. Bakanlıklar sadece bu işler için binlerce insan çalıştırıyorlar. Kahramanımız Winston Okyanusya'nın Doğruluk Bakanlığı'nda çalışan bu memurlardan biridir. Yaptığı işin yanlış olduğunu bilir. Bakanlığın arşivini sürekli değiştirmektir işi. Yaşananlar devlet çıkarına zarar verecekse Parti görüşleri gereğince gerçeği siler, yerine yenilerini yazar. Yayımlanan dergiler bile bu işleme tabidir; düzeltmeler yapıldıktan sonra derginin iptal edilmiş sayısı yeniden basılır. Rejime muhalif insanlar vardır ve bunlar kimselerin anlayamadığı bir şekilde ortadan yok olurlar. Bir kaç gün içinde böyle bir kişinin yaşadığı bile ispat edilemeyecektir, tüm bilgileri kayıtlardan silinir. Düşünce suçlarının takibi için Düşünce Polisi vardır. Ailenin her bireyi bir diğerini ihbar etmekle ödüllendirilir... Anne ve babalarını ihbar eden çocuklar vardır ve takdir
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma