“Susun! Çünkü bana söyleyeceğiniz her şeyi ya daha önce birileri söyledi, ya da bi yerlerde okudum. Nasihat kafa karışıklığına iyi gelir, merhamet acıya, şefkat öfkeye… Ve ben o kadar çok şey görüp geçirdim ki ne nasihate ihtiyacım var artık ne merhamete ne de şefkate. Çünkü tahammülüm kalmadı artık. Çünkü hiçbiri gerçek değil. Gerçek olan tek bir şey var; şu an burada olmak zorunda olduğum için olmak istediğim yerde olamıyorum ve bir gün burada olmak zorunda kalmadığımda olmak istediğim yerde olacağım.
Anlayabiliyorsanız bunu içinizden anlayın.Anlamıyorsanız da , susun… ”