İnsanın kendisi hakkındaki bütün gerçekleri bilmesinin iyi bir şey olduğuna ilişkin yaygın kabul gören bir görüş var.Hiç katılmıyorum,iyi bir şey değil,insanın kendisi hakkında her şeyi bilmesi gerekmiyor,öğrenmesi halinde hayatının dengesinin bozulacağı,kişiyi dağıtıp bir daha kendine getirmeyecek gerçekleri bilmemesi çok daha iyi.Tecrübeyle sabit.Ben mesela annemin uyurgezerliğine tanık olduğum o geceyi hiç yaşamamış olmayı tercih ederdim.
" Bana her gün cesaretim için teşekkür ediyorlar onlara şunu söylemek isterim ki bu; cesaret değil,ataerkil ve maço toplumu dönüştürmeye yönelik bir irade ve kararlılıktır."
Korkarım tozu yere inmeyecek hayatımın.Baksana habire dörtnala atlar geçip duruyor üstünden.Otobüs bozkıra daldığında bunu düşünüyordum. Galiba aklımın içinde Ankara'ya götürüyordum o atları.Gözüm dağın taşında sarısında.Turgut Uyar sarısıydı bu.Şehir önümde uzanmış sere serpe.Hiç sinyal vermiyordu içinde ne sakladığına dair,vakur bir hal üzerinde kurum kurum kuruluyordu karşımda. İçimi yokladım saadete benzer bir his derinde bir yerde kıpırdadı. Şimdilik erişmesi zor bir yerdeydi ama yine de oradaydı bit kadar olsa da.