Hey gidi dünya! İnsanoğlu ne biçim insanlara gülümsemek zorundadır. İnsan, eninde sonunda dudaklarının gülümsemeyle durakladığından kuşkulanıyor. Gece evde hala gülümsüyor muyum, diye aynaya bakardım. Olur ya, söndürülmesi unutulduğu için gündüzün gereksiz yere yanmakta devam eden bir elektrik lambasına dönmüş olabilirdim.
Diğerlerinin yaşamını ve mutluluğunu görmek, bir gün öncesinde, ruhlarının yalnızlığına ve hasta odalarının karanlığında bir an önce ölmeyi umanlara yaşam isteği veriyordu adeta!