Mysteron

Mysteron
@WickedGame
Feed your head sinefil.com/mysteron
1257 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Ölüm bir anlığına ego açısından, ondan sonraki anda da ruh açısından ele alınıyordu. İlk durumda, ölümü, çoğu zaman, acımasız ve kötü güçlerin yaşama son vermesi sonucu başımıza gelen bir felaket olarak görürüz. Öyledir de. Öyle değilmiş gibi davranmanın anlamı yok çünkü ölüm gerçekten acımasızlığın ürkünç bir parçası. Yalnızca fiziksel bir olgu olarak değil, ruhsal açıdan da acımasızdır. Bir insan bizden kopartılarak alınır, geriye de ölümün buz gibi sessizliğinden öte bir şey kalmaz. İletişim kurma umudu da yiter çünkü bütün köprüler bir darbede yıkılmıştır. Yaşamaya layık olanlar olgunluk çağında koparılıp alınır, hiçbir işe yaramayanlar da iyice yaşlanana dek yaşar. Bu durum, görmezlikten gelemeyeceğimiz acımasız bir gerçektir. Ölümün rasgeleliğini ve acımasızlığını yaşamak bizi öylesine vurur ki şefkatli bir tanrı, adalet ve iyi niyetin olmadığı kararına varırız. Oysa başka bir açıdan bakıldığında, ölüm sevindirici bir olgudur. Sonsuzluğu düşündüğümüzde ölüm bir evlilik, bir mysterium coniunctionis'tir. Ruh eksik kalmış yarısına kavuşur ve böylece bütünlüğünü sağlar. Yunan lahitlerinde bu sevindirici öğe, dans eden kızlarla gösterilmiştir. Etrüsk mezarlarında da ziyafet sofralarıyla. Dindar Kabala hahamı Simon öldüğünde arkadaşları düğününü kutladığını söylemişlerdi. Bugün bile Ruhlar Günü'nde, mezarların üzerinde piknik yapma geleneği sürmektedir. Bu tür gelenekler, ölümün bayram kutlamalarına benzer bir olgu olduğu duygusunun ifadesidirler.
Sayfa 319 - Can
Reklam
Duygusal ilişkiler, baskı ve sıkıntıyla yüklü, istek ilişkileridir. Başka bir insandan bir şeyler beklenir. Bu da, hem o kişinin hem de bizim özgürlüğümüzü yok eder.
Sayfa 303 - Can
Sahip olmadığım, yapmadığım ya da yaşamadığım bir şeyden kurtulamam. Yapabileceğim her şeyi yaptıktan, kendimi bir şeye adadıktan ve ona varlığımla katıldıktan sonra kurtulabilirim ancak. Katılmaktan sakınırsam ruhun o parçasını kesip atıyorum demektir. Bir deneyime kendimi kapıp koyvermemek için geçerli bir nedenim olması doğaldır ama böyle bir durumda, beceriksizliğimi itiraf etmek ve çok önemli bir şeyi yapmayı ihmal ettiğimi bilmek zorundayım. Beceriksizliğimi apaçık kabul etmem, olumlu bir davranışta bulunmamın özrü olur. Tutkularının cehenneminden geçmemiş bir insan hiçbir zaman onların üstesinden gelemez çünkü o zaman, o tutkular komşu kapıda pusu kurarlar ve herhangi bir anda kıvılcımlanarak insanın kendi evine saldırırlar. Bir şeyden vazgeçersek ve bir şeyi geride bırakıp onu iyice unutursak, görmezden geldiğimiz şeyin güçlenerek geri dönme tehlikesini oluşturmuş oluruz.
Sayfa 285 - Can
Başkalarında bizi rahatsız eden şeyler, kendimizi tanımamıza yardımcı olabilirler.
Sayfa 257 - Can
Gelişmenin getirdiği yenilikler, yani yeni yöntemler ve araçlar, kuşkusuz ilk anda insanı çok etkiliyorlar ama uzun vadede düşünüldüğünde bunlar kuşku verici ya da en azından çok büyük bedeller ödememiz gerekecek şeyler. Genelde, insanın mutluluğuna ya da huzuruna hiçbir biçimde katkıları olmuyor. Çoğu, yaşama aldatıcı hoşluklar ekleyen şeyler. Örneğin, ne yazık ki, yaşam temposunu hiç de hoş olmayan bir biçimde hızlandıran ve kendimize her zamankinden daha az zaman ayırabilmemize neden olan hızlı iletişim araçları.
Sayfa 246 - Can
Reklam