"Kendi seçimimizle, iki güçten birine teslim olabiliriz: biri, kendi içimizden, derin duygularımızdan kaynaklanır, öteki, dışarıdan gelir. Birinci güç, beraberinde doğal olarak bir mutluluk, yaratan insanların hayatından yayılan mutluluğu getirir. Dışımızdaki insanları harekete geçiren dürtüyü bizim içimize sokmaya çalışan diğer kuvvet ise, beraberinde haz getirmez; ancak biz, karşılık niteliğinde bir darbeyle, son derece sahte olduğu için, çabucak sıkıntıya, üzüntüye dönüşen bir esrime içinde, bir haz ekleyebiliriz ona; işte onca sosyete mensubunun kaygılı yüzlerinin, intihara varabilen sinirsel hastalıklarının kaynağı, budur."
" üçünün de geçmişte sevdiğim kadınlar olduğunu hatırlayıp, sosyal hayatımızın, bir zaman büyük bir aşka duyduğumuz ihtiyacı tesbit edebileceğimizi sandığımız, yüzüstü bırakılmış taslaklarla dolu bir atölyeye benzediğinidüşündüm, ama bazen, taslak çok eski değilse, tekrar ele alıp ilk başta tasarladığımızdan çok farklı, belki de daha önemli bir eser haline getirebileceğimiz, hiç aklıma gelmedi."
"Bir sevginin ayrıntılarında bile, bir uzaklaşma, bir akşam yemeği teklifinin reddi, istemeden, bilinçsizce gösterilen bir sertlik, bütün kozmetiklerden ve en güzel kıyafetlerden daha fazla işe yarar."