Merhaba sevgili okurlar.
Kısa bir süre sonra 1000Kitap’a yepyeni bir özellik ekleyeceğiz. Bu özelliği yorumlarda tahmin edebilen ilk 10 okurumuza 1 yıllık 1000Kitap Premium aboneliği hediye edeceğiz.
Detaylar yorumda.
Realist olmak gerekirse betimlemelerde boğuldum. Yazarı ilk iki kitapta eleştirip uyarmamıza rağmen bir şeyler değişmemiş hâlâ insanı bunaltan betimlemeler vardı. Ediz karakterinin sırf geçmişteki davranışları unutulsun diye okurlardan sempati toplaması için duygusal ve romantik olması komik olmuş. İlk iki kitapta kaba birinin tekiydi ve duygusal yaklaşmıyordu. Üçüncü kitapta Doğa'ya bi aşkım demediği kalmış resmen. Doğa için de aynısı geçerli. Üçüncü kitapta bambaşka kişiler olmuşlar. Bu kitapla beraber ergenliğime veda ettim. Sonunu da beğenmedim o kadar sene beklememe değmedi.
Vücudunuzdaki her atom patlamış olan yıldızlardan geldi ve muhtemelen sol elinizdeki atomların geldiği yıldız sağ elinizdekilerin geldiği yıldızdan farklı.
Bu gerçekten fizik hakkında bildiğim en şiirsel şey: Hepiniz birer yıldız tozusunuz.
Yıldızlar patlamasaydı hiçbiriniz burada olamazdınız çünkü; karbon, oksijen, azot, demir yaşam için gerekli olan her şey zamanın başlangıcında oluşmamıştı.
Bunlar yıldızların nükleer fırınlarında oluştu, ve onları vücudunuza almanızın tek yolu onların patlayacak kadar ‘kibar’ olmalarıydı.
Yıldızlar sizin için öldü ki siz burada olabilesiniz.
Ve tüm yolların başında başlar ayrılıklar. Çünkü insan yolda yürümeyi cesaret ettiğinde ne nefesini düşünür ne de kaslarını. Sadece yolu bitirme ümidiyle çırpınır. Ne yazık ki; günümüzde bu bağıntıyı yakalamak imkansız bir sızı halini almıştır. Çözümü ise çok basit metalaşan duygularımızı tekrardan varlık sahasına iterek hayatımızı bu doğrulta dizayn etmektir.