Sevgili Oscar Wilde ve onun ölümsüz eseri “Dorian Gray’in Portresi”.. romanı ikinci kez okudum fakat bu kez çok farklıydı.
Artık Oscar o cümleleri kurarken neler düşünüyor, kelimelerden ördüğü yüksek duvarlı labirentlere hangi fikirleri gizliyor, kulağımıza hangi gizli sırları fısıldıyor, hikaye örgüsünün içine hangi günahları gömüyor artık farkındayım.
O tabloya kimin ruhunu hapsettiğini, kimin güzelliğini mühürlediğini, kime karşı hissettiği şehvetin gücüne teslim olduğunu da biliyorum.
Yazım dili, hikaye özgünlüğü, betimlemeleri, sırları ve ihtirası ile yüz yıllar boyu okunacağına eminim.
Dorian Gray ve elbette Oscar Wilde sonsuzluğun içinde birlikte çürüyecekler.. birinin ihtişamlı tuvali diğerinin sihirli kelimeleri tamamen yok olana dek..