O zaman artık biliyoruz ki yas, kavrulmuş kumların üzerine beklenen sağanak yağmur gibi, bir hastalık değil, insan ruhunun ezelden gelen ilkel bir yasasıdır.O bizim bir yaşam biçimi olarak sevme mücadelemizde, taşıdığımız kayıpların taze yaraları için doğuştan gelen pansumanımızdır.
vahşi Benliğin dünyasına açılan kapılar az, ama değerlidir. Derin bir yara iziniz varsa, o bir kapıdır; eski, çok eski bir öykünüz varsa, o da bir kapıdır. Gökyüzünü ve suyu tahammül edemeyecek kadar çok seviyorsanız, o bir kapıdır. Daha derin bir hayatı, eksiksiz bir hayatı, makul bir hayatı özlüyorsanız, o da bir kapıdır.