Ailemizdeki bireyler dayanması zor travmalar yaşadığında, suçluluk veya keder hissettiği zaman, algılanan duygular çok yoğun olabilir ve kontrol edebilecekleri veya çözebilecekleri boyutun ötesine geçebilir. Bu, insanın doğasıdır; acı çok büyük olduğunda, insanlar ondan kaçmaya çabalar ancak duygularımızı engellediğiğimiz zaman, bizi kendiliğinden serbest bırakmaya götürebilecek gerekli iyileşme sürecine bilmeden engel oluruz.
yehuda‘nın araştırması, ebeveynlerimizden birinde TSSB (travma sonrası stres bozukluğu) varsa bizim TSSB belirtileri yaşama ihtimalimizin üç kat daha fazla olduğunu ve bunun sonucunda da depresyon veya anksiyete yaşama olasılığımımızın daha fazla olduğunu göstermektedir.
Onlarla ilgili hikayemize bakılmaksızın, anne babamız bizden silinemez ve çıkarılamaz. İçimizde olduklarından, onları hiç görmemiş, tanımamış olsak bile bizler onların birer parçasıyızdır. Ailemizi reddetmek sadece bizi kendimizden uzaklaştırır ve daha çok acı verir.
Hiçbir deneyimin boşa olmadığını sonunda anlamaya başlıyordum. Başımıza gelen her şeyin bir sebebi vardı, Biz onun görünür önemini fark etsek de edemesek de bu böyleydi. Hayatımızdaki her şey en nihayetinde bizi bir yere sürüklüyordu.