Yusuf aşkından gözleri kör olan, ihtiyarlayan, ama Yusuf'un bir duasıyla tekrar eski güzelliğine kavuşan, nihayet onunla evlenip muradına eren bir örnek âşık gibi kutsayan yaklaşımları yanlış ve son derece tehlikeli buluyoruz. Üstad Mevdudi, Tefhimü'l-Kur'ân'da; Yusuf 12/21. ayeti açıklarken şunları söyler: Talmud'a göre ismi "Zelicha" (Zeliha) olan bu kadın müslüman geleneğinde de aynı isimle tanınır. Müslümanlar arasında dolaşan bazı rivayetlere göre Hz. Yusuf (a.s) onunla daha sonra evlenmiştir, lakin bu rivayetin ne Kur'anî ne de İsrailî bir temeli yoktur. Aslına bakarsanız karakteri konusunda kötü bir izlenime sahip olduğu bir kadınla peygamberin evlenmesi onun izzetini zedeler. Bu fikir Kur'an'daki şu genel hükümle teyid edilir: "Kötü karakterli kadınlar öyle erkeklere, kötü karakterli erkekler öyle kadınlara. Temiz karakterli kadınlar, öyle erkeklere temiz karakterli erkekler öyle kadınlara..." (Nur 24/26).
Davanın başarısında saliha hanımın tesiri büyüktür. Bu, Hz. Hatice (ra)'nın davranışlarından ve ilk defa vahiy ile yüzleşen Peygamber (sav) in yanındaki duruşundan ortaya çıkmaktadır. Bunda şüphe yok ki, bu ilāhi mesajı taşımaya ehil olan saliha bir eş, kocasının hayattaki görevlerinde özelliklede insanlarla olan ilişkilerinde başarılı olmasında büyük rol oynamaktadır. Allah'a davet konusu insanların omuzladığı en büyük ve en ağır yüktür. Dâvetçi, yetenekli ve saliha bir eşe kavuşmuş olması, dâvetçinin diğerlerine karşı başarılı olmasının en önemli sebeplerinden biridir. Resûlullah (sav) şöyle buyurmaktadır: "Dünya bir metadır. En güzel meta-ı da saliha kadındır.