"Bakınız.. Bakınız!.. dedi. Burada bir şiir var... Beni deli eden her şeyi ne kadar açık söylüyor. Siz beni anlamıyorsunuz... Eminim ki bunu yazan beni anlayacaktır.."
Kalp acı çekmeye, ezilmeye, sıkışmaya, kederlenmeye başladığında onu, gündüzün sıcağında kavrulmuş cılız, zavallı bir çiçeği akşam serinliğinde çiy tanelerinin canlandırdığı gibi canlandırır..
İşte beni senelerden beri cezbetmiş, büyülemiş olan İstanbul'un dış görünüşü... İçerideki haline, yani hayatına gelince böyle bir şehrin hayatından benim emellerimin, hayallerimin saltanat ve ihtişamını beklemek ne çocukluk! Hakikat şu ki hayatı da kendi gibi uyum ve zarafetten mahrum, harap ve uyuşuk, hareketsiz bir şey İstanbul...