Bu yazarın yazdığı kitapları bir yiyeceğe benzetecek olsaydım kete (hani hamurun arasına un kavrulup konulanlardan hem de) derdim kesinlikle.
Üzgünüm :( ya da değilim ya
tam bir hayal kırıklığı.
birçok hesapta gördüğüm ve çok sevildiğine şahit olduğum bir kitaptı. bu nedenle çok merak ederek çevrilmesini beklemiş ve okumak için sabırsızlanmıştım ama ne yazık ki beklediğimi bulamadım. daha önce de böyle çok kitap okudum ve beni yıllar öncesine götürdü. klişe olaylar olsun erkek karakterin bad boy hareketleri olsun kitabı okurken 'o kadar beklediğim kitap bu muydu?' diye düşündüm. ne kadın karakteri ne de erkek karakteri sevebildim. özellikle Alex'in Ava'ya karşı 'fahişem' 'sürtüğüm' demesi, söylediği diğer şeyler ve davranışları beni öyle delirtti ki. Ava'nın da bunlara karşı susması hatta hoşuna gitmesi... 300-400 arasını okurken keyif aldım bir tek onun dışında kitabı hiç sevmedim. kitabı bitirmemi sağlayan geçmişleri oldu, bir tek o zamanları okumak bana heyecan verdi. klişe bir kurgusu ve karakterlerin katlanamadığım davranışları var. keşke bu kitap için bu kadar yükselmeseydim çünkü ne beklentimi karşılayabildi ne de okurken zevk alabildim. verdiğim paraya üzülüyorum sadece keşke almak için beklemek yerine okusaymışım.
Ben bu kitabı nasıl yorumlamamışım
Arkadaşlar bu kitabın Goodreads ve Instagram başta olmak üzere bir reklamı yapıldı ki anlatamam. Bir ara keşfetime full bu kitapla ilgili reelslar düşüyordu (yayınevinden mayışlar yatmış). Durum böyle olunca ben de yüksek bir beklentiyle kitaba başladım. Kısaca konudan bahsetmek gerekirse;
O’ndan başka herkese bela ama O’na fena olan ultra zengin,soğuk,güçlü, boylu poslu kasa errrrkeğimiz Christian’ın hayatında tek bir kadın için yer vardır. O da tabiki ultra lüks rezidans’daki dairesinde
değerinin çok çok altına kirada oturttuğu influencer kızımız Stella’dır. Stella yaptığı iş gereği beynini kullanmaya gerek duymayan ve boş kafa bir kızımızdır. Hatta öylesine boş bir kafadır ki “Bu Christian neden sadece evindeki bitkilere su vermem karşılığında bu kadar düşük bir kiraya bu evde oturmama izin veriyor?” Diye hiçbir zaman düşünmez. Christian’da “Ben neden bu hiçbir karakteristik özelliği olmayan bu saftirik kıza bu kadar takıntılıyım ?” diye düşünmemektedir zaten. Biz bu anlamsız saplantıyı okuyaduralım saçma bir sebepten dolayı Stella ve Christian fake sevgili rolüne girerler. Hatta nedeni de açıklayayım. Stella sosyal medya etkileşimini arttırmak için bir sevgilisi olması gerektiğini düşünüyor çünkü bu şekilde post atan influencerların etkileşimi daha yüksek oluyormuş :) Şu dertlere bakar mısınız a dostlar. Hayatınızda daha sığ bir esas kız okumamış olabilirsiniz.
Neyse bu olaydan sonra Stella bir stalker tarafından takip edilmeye başlıyor. Hatta öyle bir raddeye geliyor ki işler, sahibi bir güvenlik şirketi CEO’su olan rezidansın güvenlik sistemini kıçını başını sallaya sallaya geçip Stella’nın evine not bırakıyor bu stalker. Sizin başınıza böyle bir durum gelse ne yaparsınız ? Ben cevap vereyim. Muhtemelen polise gider,
Bazılarını cidden ama CİDDEN anlamıyorum. Bu kadar gerçek takıntısı, sizi yorar arkadaşlar. Bu kadar her şeyi didiklerseniz bu dünya özellikle de ÜLKE yaşanmaz olur arkadaşlar. Beyninize yazık. Roman okuyorsunuz, ansiklopedi değil. Ben mantık bulacağım, tüm mantık hatalarını çıkarıp zekamı cümle aleme kanıtlayacağım demek için uygun yer burası değil. Tubitak’a Nasa’ya falan gidin.
Neyse yoruma geliyorum. Kitabı çok önceden okudum ama yorumlara bakınırken ne göreyim? Fantastik nedir ve nasıl olur sorusuna cevap arayanlar var.
Yıl kaçmış ki hem klozet hem at arabası varmış. Ne yapacaksınız acaba? Google’a tarihleri mi aratacaksınız? Farkında mısınız bilmem ama bizim dünya ile paralel bir şey yok bu kitapta. Ülkeler farklı, dünyalar farklı. Bizde peri arıyor musunuz ki kitapta klozetin atın arabanın hesabını tutuyorsunuz? Asıl bu nasıl mantık?
Yine Sarah J Maas yine masal uyarlaması. Cam Şato Cindrella’nın suikastçi versiyonunu işlemişti. Burada ise Güzel ve Çirkin’in aksiyonlu versiyonu mevcut. Masal uyarlaması olarak oldukça özgün. Ufak detaylar dışında tamamen kendi dünyasını ve sistemini kurmuş. Karakterler eğlenceli, kitap sürükleyici. Vallahi asıl akıllılık her önüne gelen şeyden zevk almaya çalışmaktır arkadaşlar. Üç günlük dünyada her önüme gelen kitap için stres topu olamam. Bu ülkede hiç olamam. Nefret ettiğim kitaplar yok mu? Var. Ama o kitaplarda gerçekten büyük sıkıntılar var. Ya olay yok (Bana Dokunma serisi mesela, beni boğdu boğdu attı tek kitapta) ya karakter sorunlu, ya önermeleri yanlış (bkz: çalışacağıma bekaretimi satarım diyen ana karakter gördüm ben) ama bu kitap onlardan değil.
Büyük bir keyifle okudum. Çok eğlendim, sevdim de. Okuyun geçin. Hayatı, dünyanın düzenini bu kitap üzerinden sorgulamayın. Ama yok ben sorgularım diyorsanız Dune, Vakıf