Emira Ayşe Ergüm

Emira Ayşe Ergüm
@Wqert
Yazar
Balıkesir
12 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Hi guys! Tam bir yıldır büyük bir heyecan ve merakla bu günü bekliyorum. Belki biliyorsunuzdur Tower of Nero Amerika’da satışa çıkalı ortalama bir sene oldu lakin yayınevinin yoğun işlerinden dolayı bu mükemmel kitabın Amerikan İngilizce’sinden Türkçe’ye çevrilmesi çok uzun sürdü. Şükürler olsun ki “Nero’nun Kulesi” birkaç hafta önce Türkiye’de de satışa başladı. Ve ben de bitirir bitirmez incelememi yazmayı arzuladım. Zaten bir Percy Jakcson fanı olarak Rick Riordan ne yazsa beğenirim. Ben hem Percy Jakcson ve Olimposlular hem Olimpos Kahramanları hem de Apollon’un Görevleri olmak üzere üç seriyi de bayıla bayıla okudum. Lester’ın destansı hikayesini anlatan “Nero’nun Kulesi” yine her Rick Riordan klasiği gibi okuyucuyu büyülemekle kalmayıp çok büyük bir Yunan Mitolojisi evreninin içine girmesini sağlıyor. Gerçekten Percy Jakcson; Harry Potter, Açlık oyunları ya da Uyumsuz serisinden çok daha ayrı ve etkileyici bir dünyaya yolculuk yapmamızı sağlıyor. Doğruyu söylemek gerekirse kitabı bitirdiğim için çok hüzünlüyüm ancak hiç de beklediğim gibi bitmedi. Savaş sahnelerinin çok uzun sürmesi okuyucuyu sıkıyor onun yerine daha çok betimleme veya yedilideki diğer karakterlerin olduğu sahneler olmasını daha çok isterdim. Ciddiyim Kıvırcık ilk serinin baş karakteriyken “Nero’nun Kulesi”’nde hiç yer almaması çok üzücü. Percy ve Annabeth ise kitapta neredeyse hiç denecek kadar az geçiyor. İlk iki serideki sevilen baş rol karakterler yerine yeni gelen alışılması zor karakterlerin geçmesi hiç de iç açıcı değil. Nico ve Will çiftinin öne çıkması çok ilgi çekici sahneler eklemiş. Ayrıca “Nero’nun Kulesi”’nden öğrendiğim kadarıyla Rick Riordan muhtemelen bir Nico solo kitabı yazacak. Keşke ilk serideki karakterleri daha çok görseydik ancak yine de
Mitoloji
Nero'nun KulesiRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 2021218 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Hey guys! “Küçük Arı” arka balkondaki karanlık kitaplığın tozlu raflarında duran, varlığından habersiz olduğum bir kitaptı. Rafları karıştırırken “Küçük Arı” elime geldi ve onu kendi kitaplığıma koydum. Bazı sebeplerden dolayı okumayı erteledim. Fakat daha fazla geciktirmemek için okumaya başladım Kitabın içeriğinden, dilinden, kurgudan ve karakterlerden bahsetmem gerekirse dışardan tatlı bir çocuk hikayesi gibi görünen “Küçük Arı” çok güçlü bir kurguya, cesur kahramanlara ve sağlam bir dile sahip olan son derece etkileyici hatta ürkütücü bir roman. Mültecilerin yaşadığı zorlukları ve insanların ön yargılarını derinlemesine, ustaca bir şekilde işleyen benzersiz bir eser. Sarah’ın oğlu Charlie üzerine titremesi, Küçük Arı’nın Sarah’a olan bağlılığı ve Charlie ile olan dostluğu kesinlikle daha iyi anlatılamazdı. Sürükleyiciliğinden dolayı benim üç günde büyük bir keyifle okuyarak bitirdiğim bir romandı. Mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum, herkese iyi okumalar <3
Küçük ArıChris Cleave · Pegasus Yayınları · 20116,1bin okunma
Puan vermedi
KONUŞMAYI BIRAKTIĞIMIZ GÜN, DUYDUĞUMUZ GÜN Hey bookworms! Ege Soley’in “Sakin” kitabını incelemeye değer bir kitap olarak görmüyorum ama yine de kısa bir şeyler yazmak istiyorum. Diğer incelemeleri okuduğumda çoğunluğun kitabı beğendiğini fark ettim fakat şahsen ben çok beğendiğimi söyleyemem. Aşırı yalın bir dille yazılmış ve hiç muğlak değil. Bence bir kitabın sırf çok yalın dille yazılması bile o eseri sevmemek için geçerli bir sebep. Belki de bir yazar olarak ben bu konuda biraz müşkülpesent davranıyorum. Kitapta kurgu yok, etkileyicilik yok, düşündürücü bir dili yok. Ne var peki? Mütemadiyen tekrar eden cümleleri var: Kendini sev, kendine güven, asla pes etme... Yani bildiğimiz, basit motivasyon cümlelerini toplayıp kitap haline getirmiş. Ara ara da kendi yaşadıklarını anlatan yazar böyle sıradan bir kitap koymuş ortaya. Yazar olduğum için arkadaşlarım benden sürekli kitap tavsiyesi ister “Sakin” kitabı tavsiye edeceğim kitaplar arasında yer almaz. Sürükleyici, dili hafif romanlar okumayı seviyorsanız “Sakin” romanına bayılırsınız. Kitabı ağır bir şekilde eleştirsem de yazarın hayat hikayesinin beni çok etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim. Ege Soley’’in çok başarılı bir kadın olduğunu düşünüyor ve çiçekçi dükkanını ziyaret etmeyi arzuluyorum. Bana göre “Sakin” okumaya değer bir roman değil. Yani okudum ve bana Ege Soley’in hayatını örnek almak dışında hiç bir şey katmadı. Keşke daha özgün ve orijinal motivasyon sözlerinden oluşan bir kişisel gelişim kitabı olsaydı. Lakin yine de siz dili hafif romanlar olsa da okumaktan asla vazgeçmeyin <3
SakinEge Soley · Doğan Novus Yayınları · 20191,112 okunma
Puan vermedi
ORMAN DA BENDEN GEÇİNECEK Hi bookworms! Doppler uzun zamandır okuduğum en sıradışı kitaplardan biriydi. Ön yargılı biri olmak istemem lakin bu romanın kapağına bakar bakmaz, kitabı elime alır almaz bu kitabın beni etkileyeceğini anlamıştım. Romanın ilk sayfasını okuduğum an bu kitabının kaliteli bir roman olduğunu fark ettim. Birinci kişi gözünden yazılması okuyucuyu hikayenin içine alıyor ve olayları hayal etmeyi kolaylaştırıyor. Okuyucuyu kesinlikle yormayan ve sıkmayan bir roman olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Erlend Loe’nun yazmış olduğu “Doppler” romanı hayattan, insanlardan, eleştirilerden ve kalabalıktan uzaklaşma arzusu olan bir adamın kendini ormanın saflığına teslim ediş hikayesini anlatıyor. Kabul edin kitapkurtları hepimizin küçükte olsa bir yanı Doppler gibi. Hepimiz zaman zaman etrafımızdaki insanlardan sıkılıp onlardan uzaklaşmak isteyebiliriz fakat bunun için kendimizi tamamen toplumdan ayırmayız. Zaten bunu istesekte yapamayız. Doppler karakteri akıl sağlığı yerinde olmayan biriymiş gibi görünebilir ama sadece toplumdaki kargaşalara daha fazla dayanmak istemeyen birisi. Doppler tam tadında biten bir kitap eğer daha kalın olsaydı okuyucu çok zevk alamayabilirdi. Doppler benim çok büyük bir keyifle okuduğum bir kitaptı. Distopik yapısıyla müşterek okuyucuyu her sayfada düşünmeye sevk eden bir roman. Bir insan eğer kendini doğaya bırakırsa başına gelebilecek tehlikeleri ayrıntılı ve ustaca bir şekilde işleyen mükemmel bir roman. Herkese keyifli okumalar <3
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
Puan vermedi
ÖLÜ CANLAR BİZİZ ASLINDA Hi guys! Nicolay Vasilyeviç Gogol’ün “Ölü Canlar” romanı beni o kadar zorlayan bir kitaptı ki incelememe nereden başlayacağımı bilemiyorum. Daha öncesinde Nicolay Vasilyeviç Gogol’ün Palto, Burun ve Bir Delinin Hatıra Defteri kitaplarını büyük bir zevkle okumuştum. Başta Palto olmak üzere bu kitaplar beni derinden etkilemeyi başarmıştı. Ancak “Ölü Canlar” tam bir umutsuz vaka. Kitap ilk başlarda gayet keyifli ilerliyordu. Özellikle ilk 150-200 sayfası hiç de sıkıcı değildi. Lakin gittikçe kitap tuhaflaştı ve muğlaklaştı. Hele bazı yerleri o kadar saçma ki birkaç sayfa boyunca kitaptaki karakterler kapıdan önce kim geçsin kavgasına giriyorlar ve sonuç olarak kapıdan birlikte sıkışarak geçmeye karar veriyorlar. Ayrıca kitaptaki belirli bir konuşma aynı şekilde defalarca tekrar ediyor ve okuyucuda kitabı bırakma arzusu uyandırıyor. Şahsen ben kitaptaki bu saçma sahneleri Nicolay Vasilyeviç Gogol’ün psikolojik rahatsızlıkları eserine de yansımış olarak tanımlıyorum. “Ölü Canlar” fazlasıyla uzatılmış bir kitap. Gereksiz yere çok fazla kelime ve cümle sıkıştırmak=Ölü Canlar. Aslında Nicolay Vasilyeviç Gogol’ün diğer romanlarının neredeyse hepsi çok ince hikayeler. Hatta o hikayeler birleştirilerek tek kitap halindedirler. Ancak “Ölü Canlar” sanırsam Nicolay Vasilyeviç Gogol’ün en kalın kitabı. Kitabın daha devamı da varmış fakat Nicolay Vasilyeviç Gogol o kısmı yırtıp atmış ya da ateşe atmış. İyi ki de öyle yapmış çünkü daha kalın olsaydı “Ölü Canlar” hiç okunmazdı. “Ölü Canlar” okumak için cesaret isteyen bir kitap. Başlayıpta yarım bırakılmaya oldukça müsait bir roman olduğunu düşünüyorum. Ama yine de Nicolay Vasilyeviç Gogol’ü takdir etmek gerektiğini düşünüyorum çünkü bu kadar kalın bir kitap kağıt kalemle yazmış, çok sabır gerektiren bir iş
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma