Oysa yalan, zihinsel olarak stres yaratan zorlu bir beceridir. Zira yalan, aldatmaktan veya gerçeği saklamaktan farklıdır: Bir gerçeği gizlemeyi ve onun yerine başka bir bilgiyi ikame etmeyi gerektirir. Bu nedenle zihni ekstra yoran karmaşık işlemlere ihtiyaç duyar. Öncelikle uydurduğumuz yalanın makul ve mantıklı olması gerekir. Dahası, zihnimizde ürettiğimiz ama gerçek olmayan o yeni durumu, gerçeğin asıl bilgisi ile yan yana ve birlikte aynı zihinde tutmamız gerekir. Hele ki “Dün akşam neredeydin?” sorusuna karşı yalan söylenecekse, koca bir akşamın, öncesinin ve sonrasının hem gerçek olaylar açısından hem de yalan için yeniden kurgulanması gereken detaylar açısından zihinde aynı anda tutulması gerekir. Bu gibi bir zihinsel çabanın maliyeti oldukça yüksektir ve insanı ciddi olarak sıkıntıya sokar.