"En iyi ihtimalle iki saat sonra ordayız" dedi. Kadın hafifçe başını sallayıp arkaya uzandı. Pakete ulaşamayınca emniyet kemerini çözdü. Sarı elmalardan birini alıp tekrar koltuğa yerleşti. Büyük bir itinayla, rahatsız edecek kadar yavaş soymaya başladı. Çok iyi elma soyardı. Kabuğu hiç kopartmadan tek parça halinde soyar, elmayı tam ortadan olmasına dikkat ederek önce ikiye sonra dörde ayırır, çekirdek yuvalarını kusursuz bir kavisle, elmanın etine neredeyse değmeden çıkartırdı. Bir parça ısırıp adamın ağzına doğru uzattı. Adam gözlerini yoldan ayırmadan alışkın bir hareketle elmayı tutan parmaklara küçük bir öpücük kondurup iri bir parça koparttı. İki gündür bu şekilde besleniyorlardı. Kadın zayıf, kumral, uzun boylu ve iri göğüslüydü. Adamın birlikte olmayı isteme sebebi en azından başlangıçta bu son nitelikti. Daha sonraki yıllarda bunu unutup 'neredeyse tüm yüzünü kaplayan gülümsemesi' olduğunu iddia etti. Kadın bu konuda hiç konuşmadı. İki tarafı kavun ve ayçiçek tarlalarıyla kaplı çift yönlü yol önlerinde dümdüz uzanıyordu, çok uzakta belli belirsiz seçilen beyaz bir araba ve beyaz arabanın biraz önce solladığı kırmızı başlı bir kamyon vardı. Bu esnada sağ ön tekerlekleri patladı.