Freud, bütün yaratıcılık faaliyetlerinin altında yatan temel mekanizmanın yüceltme [sublimation] olduğundan bahseder. Yüceltme, cinsel dürtünün cinselliğinden arındırılıp toplumsal yönden daha ‘kabul edilebilir’ başka nesnelerle ikame edilmesi olarak ifade edilebilir. Yaratım edimi ve sanatsal yaratıcılık, bu bakımdan bastırılan cinsel enerjinin ya da libidonun eser veya yapıtlara dönüştürülme yeteneğidir. Freud için, sanat yapıtlarının çözümlenmesinden ziyade sanatçıların ve yaratıcı edimin kaynaklarını keşfetmek daha önemlidir. Sanatçı, ‘gerçek’ dünyada tatmin edemediği bir dürtüyü ve libidosunu hayal dünyasının yaratılmasına aktarır. Freud sanatçı ile nevropat arasında benzerlik kurmakla birlikte, sanatçının da tıpkı nevropat gibi doyurulmayan gerçeklikten hayal gücünün dünyasına geri çekildiğini belirtir.