kral ferdinand, kanuni sultan süleyman ile mütarekeye varabilmek için bu adamı istanbul yollarında süründürmüştür. sultan süleyman bu barış çağrılarını veto etmekten, ferdinand ise busbecq ve bir kısım elçiyi istanbul'a göndermekten bıkmamıştır. elçilik yaptığı dönemde yoğun türk kültürüne maruz kalmış, osmanlı sempatizanı bir adam olup çıkıvermiştir. elçilik ve temsilcilik vasfının yanı sıra kuvvetli öngörülere sahip bir tarihçiye de dönüşmüştür. sultan, divan-ı hümâyun ve vezîr-i âzamlar ferdinand'ın bütün elçilerine pislik yapıp, hakaretler ile geri yollarken, busbecq'e onur kırıcı hiç bir şey söylenmemiştir. hatta ferdinand'ın son zamanlarında o beklenen mütarekeye varılmasını da sağlamıştır.
ordunun disiplini, türk hamamları ve türklerin beden temizliğine verdiği önem busbecq’i etkilemiştir. busbuecq ayrıca osmanlı'da kadının hukuki statüsünden de takdirle bahsetmektedir. mesela, busbecq türk kadınının boşanma talebinde bulunabildiğini, bu yönüyle, osmanlı'nın avrupa'dan ileri olduğunu belirtmektedir.
"o sırada istanbul'daki habsburg elçisi olan ghiselin de busbeck(ogier ghislain de busbecq), bazı kırımlılarla karşılaşmış, onların dilindeki gotik sözcüklerin bir listesini çıkarmıştır. bu busbeck gerçekten çok dikkate değer bir kişi olmalıdır.
Türk MektuplarıOgier Ghiselin De Busbecq · İş Bankası Kültür Yayınları · 2011421 okunma
Zülfü Livaneli’nin şu ana kadar okuduğum en iyi romanı diyebilirim. osmanlı'daki taht kavgalarının en acımasız boyutlarını gözler önüne seriyor.
Tarifsiz güzel bir kitap. Birden fazla duyguyu iç içe görebilirsiniz. sonsuz itaat, acıma, merhamet, nefret, korku, intikam bu kadar güzel duygu yoğunlukları anlatılabilir. İnsan düşünen bir varlık değil insan bir çok duygunun ete kemiğe bürünmüş hali