Zeliha

Zeliha
@Xelisha
Tüm dünyayı sevebilecek kadar Heidi kafalı, fakat kendisine kötülük yapıldığında 10 Aliye Rona gücünde bir ben-i Adem :)
Yönetici
Lisans mezunu
Ankara, 21 Mayıs 1980
15 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı

Zeliha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·656 syf.·
20 günde okudu
·
2019 57. kitabı
Jean-Christophe Grangé
8.5/10 · 4.712 okunma
Reklam

Zeliha

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
2019 56. kitabı
Christy Brown
8.3/10 · 94,8bin okunma
Zor değiliz aslında
Kadınları mutlu etmek zor değildir aslında, yeter ki samimi olun onlara. Çiçek almayı unuttum değil; param yoktu deyin mesela. Patron mesaiye bıraktı değil, arkadaşlarla çıkacağız deyin onlara.Arkadaşlarınızla çıkmanıza kızıp, dudak düşürüyorlarsa da; sizle daha çok vakit geçirmek içindir o tafralar da. Yoksa turşunuzu kurmayacaklar;emin olun hiç bir zaman asla. Aldığınız çiçekler değildir onları mutlu eden, duygularınızı somutlaştırıp kalbinizi ellerine bırakıvermenizdir; yüzlerindeki çocukça tebessümü ettiren. Ve kalbinizin çiçeklere dönüşmüş halidir onları güldüren.Bu yüzden vazgeçemez kadınlar çiçeklerden, o çiçekleri kalbinize benzettiklerinden. Yoksa çiçek çok da önemli değildir, zira ben hiç görmedim kadınlardan çiçek yiyen. Sahiplenilmeyi sever kadınlar; "kendi ayakları üstünde durma felsefeleri" güçlü görünme kaygısından. Hesap sorar gibi değil, tebessümle "nerdeydin" dediğiniz zaman; size tüm günü anlatıverirler o an. Ama sıkıldığınızı belli etmeyin; otobüste bi kaç durak ayakta gittikten sonra, biraz oturup tekrar yaşlı teyzeye yer vermek zorunda kaldığını da anlattığı zaman. Dinlenilmeyi sever kadınlar; düşüncelerine değer verildiğinde eşsiz bir huzura kavuşurlar. Düşüncelerine değer verdiğiniz an, yine karlı çıkan siz olursunuz o zaman, sizi yere göğe sığdıramazlar; o kadar büyürtürler ki taşırırlar sizi odalardan sokaktan. Çocuktur aslında bütün kadınlar; bu yüzdendir nazlanmalar; elinde değildir ki; hala içindedir elinde pamuk şekeri saçında kurdelayla koşturan küçük kızlar. Ve annedir bütün kadınlar; bu yüzden her zaman sizden bir adım ötede yaşarlar; çünkü geleceğinizi onlar kurarlar. Zeliha E.
From Shakespeare/ Shakespear'den
For shame deny that thou bear'st love to any, Who for thyself art so unprovident. Grant, if thou wilt, thou art beloved of many, But that thou none lovest is most evident; For thou art so possess'd with murderous hate That 'gainst thyself thou stick'st not to conspire. Seeking that beauteous roof to ruinate Which to repair should be thy chief desire. O, change thy thought, that I may change my mind! Shall hate be fairer lodged than gentle love? Be, as thy presence is, gracious and kind, Or to thyself at least kind-hearted prove: Make thee another self, for love of me, That beauty still may live in thine or thee. Yazık! hem kıyasıya harcıyorsun kendini
Kalemlerimiz
Dünyaya geldiğinde ilk yapılan ağlamaktır. Bu pişmanlıktan duyulan acının mı etkisi yoksa bakın ben de buradayım demek için midir bilinmez….Ancak o dakikadan itibaren ömür denen koca yumağın sarılmaya başlar. Doğduğunda seni yerine karar verilir, senin adına yazılır çizilir. Okula gidene kadar sana sadece boya kalemleri verilir. Sen de hayallerini kağıda, duvara ya da annenin resim yapmana kızdığı her türlü satıha yaparsın. Sonra sana kara bir kalem verilir ve başlarsın eğik çizgi, yan çizgi derken alfabeyi döktürmeye. Aliler ata bakar, İpek ip atlar… O kalem elinden uzunca bir süre düşmez, okul sınavları, vizeler, finaller, SBS, LYS, KPSS derken hayatın kaleme bağlı gibi olur. Kendince uğurlu kalem diye isimler takarsın onunla sınavları geçeceğini sanırsın. Ama keramet kalemde değil sendedir. Okunmuş şeker ya da pirinçten medet umarsın. Yaşanacaksa ve sen o günü göreceksen zaten kaderini yaşarsın ve onu görürsün. Çalışma hayatı gelir burnunun dibine dayanır. Gerekli ya da gereksiz türlü evrak, doküman veya sözleşme okursun, imzalarsın, düzeltirsin. Ama hep o kalem elindedir. Birini seversin sana ummadığın cümleler kurdurur. Bulutların üstüne çıkarak şarkılar, şiirler yazarsın. Sonra biter. Yine yazarsın içindeki zehiri akıtmak adına. Sonra küllenir kalbin. Ama zaman durmaz akar ve yine sevda denen karanlık bulur seni o kara kadın sarar kalbini yine ve bu kez SEVERSİN. Ölesiye sevilirsin ve seversin. Dökülür dilinden o cümle: SENİ SEVİYORUM. Anlamlaşır o cümle onun yüzünde, gözlerinde ve kalbinde. O kuvvetle artık tek kalamazsın bu kez birlikte bir hayatın altına imza atmak için eline alırsın kalemi. Bu imza değiştirir hayatını. Yaşarsın sevgini, aşkını hayatının geri kalanını sevdiğinle, çocuklarınla ya da torunlarınla. Sonra yine eline alırsın kalemi bu kez sırası
Reklam