Yine toplumun şişirdiği kitaplardan biriyle daha hayal kırıklığı yaşadım. Çavdar Tarlasındaki Çocuklar ve İrade Terbiyecisi gibi büyük beklentilerle başlayıp beni etkileyemeyen popüler eserlerden biriydi.
Çok övülüp sevildiği için şans vermek istedim, ancak beklentilerimin çok altında kaldı. Kategorisindeki diğer intihar ve depresif temalı kitaplardan çok farklı bir havası vardı. Hikaye ne beni etkiledi ne de karakterler bir bağ kurmamı sağladı. Kitabı bitirmekte gerçekten çok zorlandım; devam etmeye bir türlü elim gitmedi. Sayfalar ilerledikçe ilgim daha da azaldı ve bir noktadan sonra sadece bir an önce bitsin diye okumaya devam ettim.
Kitaba başlarken açıkçası önyargılıydım, üstelik yazarla ilk tanışmamdı. Ancak hikâyenin gerçek olaylara dayanması ve olay örgüsünün akışı beni gerçekten etkiledi. “Bu kadar da olmaz” dediğim her an, karşıma yeni olaylar çıktı. Baş karakter Kenan’a kimi zaman kızdım, kimi zaman ona üzüldüm; fakat yaşadıklarının arkasında anlamlı bir yolculuk vardı. Peş peşe gelen kötü olayların bize bir ders mi vermek istediğini, yoksa şanssızlığın mı esiri olduğumuzu düşünmek gerek sanırım. Kitabı bir solukta bitirdiğimde, içimde derin bir hüzünle kapattım. Kenan’ın yaşadıklarının bir kitap olarak karşımda olması ve böyle bir hikâyeyi okumak gerçekten değerliydi.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,9bin okunma