Kirke sıradan bi ikinci sınıf tanrıydı. diğer kardeşleri kadarda güçlü ve hırslı değildi belki ama içinde büyük bi güç vardı bence ki bu güç ona ölümsüzlüğünü , tanrılığını yok ettirecek kadar büyüktü. Kirke'nin belkide kitaba konu olmasının esas nedeni budur. Sonuçta kaç tanrı ölümsüzlüğünü verirdi ki yada tanrılığını
"Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur." Diye başlıyor gerçektende öyle tüm kitap boyunca herhangi bi ülkeyi çağrıştıran bi isim veya kelime kullanılmamış kitapta. Kişiler özelliklerine göre adlandırılmış. Doktor, doktorun karısı, ilk kör ....vs. ama ben tüm kitap boyunca olayın italyada bi şehride gerçekleşmiş hissine kapıldım. Hep öyle canlandı kafamda. Oldukça güzel ve akıcı bi kitap.
Esme belki haklıydı ama kimseye kendini dinletemedi sonuçta onun yüzünden bir evlat ölmüştü. Neyse ki Esme güçlüydü ve bu olanlarıda oğluyla atlatacaktı peki ya oğlu Hasan toplum baskısını atlatabilecek miydi ? Yılanı Öldürseler Yaşar Kemal'in toplum baskısını ve baskının insan psikolojisinde ki etkilerini anlattığı güzel bir kitap.
Tarifa'dan rüzgar esiyordu delikanlının üstüne bu sıcak şehire neden geldiğini unutmuş vaziyetteydi ama sonra fark etti bir amacı vardı. Hedefini yerine getirecekti sıradaki rotası piramitlerdi . Simyacı hedefi uğruna herşeyini bırakan ve hayatını kökten değiştiren bir adamın hikayesi Usta yazar Paulo Coelho'nun eşsiz romanlarından
İnsanlar emindi. Başaramayacaktı. Bu yabancı adam belki de daha önce hiç görmediği yerleri bu kadar kısa sürede dolaşamayacaktı ve diğer insanlar ondan kazanç sağlayacaktı .Bu kitap bay Phileas Foog'un aklına aniden gelen bulunduğu zaman dilimi için çılgıca olan fikrini konu alan oldukça zevkli bir kitap çocuk kitabı olarak gözükebilir ama içinde büyükler içinde bir şeyler olduğu kessin