Kirke sıradan bi ikinci sınıf tanrıydı. diğer kardeşleri kadarda güçlü ve hırslı değildi belki ama içinde büyük bi güç vardı bence ki bu güç ona ölümsüzlüğünü , tanrılığını yok ettirecek kadar büyüktü. Kirke'nin belkide kitaba konu olmasının esas nedeni budur. Sonuçta kaç tanrı ölümsüzlüğünü verirdi ki yada tanrılığını
"Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur." Diye başlıyor gerçektende öyle tüm kitap boyunca herhangi bi ülkeyi çağrıştıran bi isim veya kelime kullanılmamış kitapta. Kişiler özelliklerine göre adlandırılmış. Doktor, doktorun karısı, ilk kör ....vs. ama ben tüm kitap boyunca olayın italyada bi şehride gerçekleşmiş hissine kapıldım. Hep öyle canlandı kafamda. Oldukça güzel ve akıcı bi kitap.