Eğer aranızdan biri çıkıp da sahnede sanatını icra eden oyuncunun maskesini -yüzünü seyircilere teşhir amacıyla- indirecek olursa oyunun içine etmiş olacağından kuduz it gibi taşlanmaz mı? Birden her şey yeni bir çehreye bürünür: Az önceki kadın bir erkek, delikanlı bir ihtiyar, kral kaşla göz arasında garibanın teki ve Tanrı da İblis'in ta kendisi oluverir. Sonuçta yanılgılardan yoksun kalan oyun anlamını tamamen yitirmiştir .Demem o ki maske ve makyajdır izleyenleri büyüleyen. Hayat da tiyatro oyununa benzer bir şeydir, maskesi düşene kadar herkes bu oyunu sürdürür. Hayattır nitekim insanlara olduklarından farklı roller biçen: Az önce morlar kuşanmış bir kral olan bir bakarsınız paçavralar içinde bir köle oluvermiş.
Sayfa 36 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Tanrı ne yapar eder, her daim akranları bir araya getirir! Her ne kadar aralarında kırışıklık ve yaş günü sayısı bağlamında farklar gözlense de aslında ihtiyarlar çocuklar gibidir: saçlar kır, ağızlar dişsiz, vücutları çelimsiz; her ikisinin de gıda süttür; sendeler yekinir, anlamsız laflar ederler; hepsi de çocuksu, unutkan ve düşünceden yoksundurlar.
Sayfa 16 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu