Söyleme Bilmesinler… Hep yakındığım bir durum olmuştur yüzeyselliğimiz. Derinliğimizi kaybettikçe içimizdeki boşluğa, çevremizdeki anlamsızlığa ve her şeyin ince bir iple bağlı olduğuna kızmışımdır ama nafile çünkü bende bu düzenin bir parçasıyım. Şimdi kitaba dönecek olursam üzerimde bir ağırlık bıraktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kitapta bahsi geçen geniş ailenin ve o aile bireylerinden yaşanan olayların kendi dünyasıyla ele alması kendimizi haklı gördüğümüz olayları belkide karşı tarafın dünyasıyla bakabilsek haksız olduğumuzu veya belkide bir çok olayda bu kadar net tavır takınmanın anlamsız olduğunu iliklerimize kadar hissettiriyor. Bir aile bireyini okurken kızdığım noktaları diğer aile bireyinden dinlerken hak verip kızgınlığımın yersiz olduğunu anladığım noktalar oldu. Ailemiz bile olsa herkesin birbirine o kadar yabancı olduğunu çok iyi anlıyorum şimdi. Çok güzel bir kitaptı ve herkesin okumasını tavsiye ederim. Tamamen hayatın içinden bir kitap ve belkide okuyucu üzerinde güzel bir duyarlılık, incelik ve güçlü bir empati oluşturacaktır. “Her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir. Gecenin bir yarısı büyük bir şehre girdiğimde, karanlıkta kümelenmiş evlerin her birinin kendine ait sırlar barındırdığını, bu evlerin her bir odasının bir sırrı olduğunu düşünürüm; orada çarpan yüzlerce, binlerce yüreğin her biri, en yakınındaki için bile bir muammadır!” Tırnak içinde paylaştığım kısım başka bir kitaptan kaydettiğim bir alıntı yeri gelmişken eklemek istedim.