Şöyle der gibiler: Kardeşler, ne olursanız olun, yeter ki düzgün insan olma vasfını yitirmeyin!
Sağcı, solcu, milliyetçi, enternasyonalist, tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, genç-yaşlı, kadın-erkek, köylü-şehirli, Doğulu-Batılı, zengin-yoksul olmanız farketmez.
Yeter ki düzgün insan olun!
Çünkü büyük zekalar, büyük bilim insanları, çağlar ötesine kalacak sanatçılar genellikle saf insanlardır, yaşam acemisidirler. Baudelarie bir şiirinde "geniş kankatlarıyla havada süzülen kartalların, yine bu kanatlar yüzünden yerde yürüyemediği"nden söz eder. Doğrudur. Kafalarında evreni yeniden kuran dehalar, sokak kurnazlığını anlayamazlar bile. Çoğunun otistik gibi görünmesi, topluma ayak uyduramayıp inzivaya çekilmesi bu yüzdendir işte.