Benim kuşağımın hayatta açgözlülüğü öğrenen gençleri, gelecekle ilgili hayallerini bedenen de, ruhen de unutmuşlardı, ta ki sonunda gerçekler geleceğin onların hayal ettikleri gibi olmadığını onlara ögretene ve nostaljiyi keşfedene kadar.
Açıkçası Korku'ya okuma düzenime geri dönerken rahat bir geçiş olsun diye başlamıştım. Ama kitabı okurken öykünün satır aralarını okumaya ve kendimden parçalar bulmaya başladım.
Hatalar yapan ve sonuçlarıyla bir çok kez yüzleşmek zorunda kalan ben korku ile yaşamanın neye benzediğini çok iyi biliyordum aslında. Hayatım cehenneme dönmemiş olsa da devamlı bir gerilimin içinde yaşmak nedir biliyordum. Bu neden ile karakter ile çok farklı olsak bile empati kurmam kaçınılmazdı. Bu da kitabı gözümde çok daha iyi bir yere koymama sebep oldu.
Bu kitap Zweig'ın insan psikolojisini ve yapılan hata karşısında çaresiz olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyor oluşunu yansıtıyor bence. Okurken karakterin yerine kendinizi koymanızı, onunla birlikte yaşamanızı tavsiye ederim. Güzel kitap, okunmalı. KorkuStefan Zweig