Görmüyor musun insanları? İnançları için binalar dikmeleri gerekiyor. Hayır, inançlarını içlerinde, kalplerinde hissetmeleri yetmez; inançlarını dışardan da görmek, ona dokunmak isterler ve o nedenle binalar inşa ederler. 
Gerçekten. Yarama ne oldu? İçimde mi halen?
Kendime dokunurken, avucumu ovalarken, “Ben,” diyordum ama kime? Ve kim için? Yalnızdım. Tüm dünyada bir başıma. Kendi içimde de yalnız. Saç telimden tırnağıma kadar hissettiğim ürperti anında yalnızlığın buz kesen soğuğunu duyumsuyordum.
Kime, “Ben,” diyorum? “Ben” başkaları için, bana ifade ettiğinden bambaşka bir değer ve anlam içeriyor ve başkalarının uzağında beni, bu boşluk ve yalnızlığın içine salan kelime.