SENSİZ63

SENSİZ63
@YAZGI133
47 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
“— Bir Gün Her Şeyi Değiştirir mi? — Bazen Bir An Bile Yeter…”
Puan vermedi·80 syf.··
2026 28. kitabı
— Bu hikâye nasıl başlıyor; sıradan bir gün mü, yoksa bir tartışmayla mı? — Bir otelde başlayan sıradan bir sohbetle… ama bu sohbet, insanların ahlak ve yargı üzerine sert bir şekilde ayrıştığı bir tartışmaya dönüşüyor. — Tartışmanın konusu ne? — Evli bir kadının, aniden bir adamla kaçması. — İnsanlar ne düşünüyor? — Çoğu onu acımasızca yargılıyor. — Herkes mi böyle düşünüyor? — Hayır… biri farklı düşünüyor. — Kim bu kişi? — Yaşlı ve saygın bir kadın. — Neden farklı düşünüyor? — Çünkü o, insanın bir anlık zayıflıkla hayatını değiştirebileceğini biliyor. — Peki bu düşüncesini nasıl açıklıyor? — Kendi geçmişinden bir hikâye anlatarak. — Nasıl bir hikâye bu? — Sadece yirmi dört saat süren ama tüm hayatını etkileyen bir deneyim. — Bu yirmi dört saat nasıl başlıyor? — Bir kumarhanede. — Orada ne görüyor? — Genç bir adamın çaresizliğini. — Bu adam nasıl biri? — Kayıp, umutsuz ve kendini yok etmeye yakın. — Kadını etkileyen ne oluyor? — Onun gözlerindeki çaresizlik ve yardım çığlığı. — Kadın neden ona yardım etmek istiyor?
Alıntı
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“— Suçum Neydi? — Güvenmek…”
Puan vermedi·1552 syf.··
2026 27. kitabı
— Bu hikâye bir intikam hikâyesi midir, yoksa daha derin bir yolculuğun başlangıcı mı? — İlk bakışta bir intikam hikâyesi gibi görünür; fakat içine girdikçe bunun bir insanın masumiyetten karanlığa, oradan da yeniden anlam arayışına uzanan uzun ve çalkantılı bir iç yolculuk olduğunu fark edersin. — Hikâyenin merkezindeki kişi kimdir, nasıl bir hayatı vardır başlangıçta? — Edmond Dantès… genç, dürüst, hayat dolu ve geleceğe umutla bakan bir denizci. Sevdiği bir kadın vardır, işi yolundadır ve hayat ona sanki tüm kapılarını açmaya hazır gibidir. — Peki böylesine umut dolu bir hayat nasıl olur da bir anda karanlığa sürüklenir? — Çünkü insanın en büyük düşmanı bazen kader değil, diğer insanların kıskançlığıdır. Edmond’un başarısı ve mutluluğu, çevresindeki bazı insanların içindeki karanlığı ortaya çıkarır. — Ona ne yaparlar; gerçekten hak ettiği bir ceza mı alır yoksa bir iftiranın kurbanı mı olur? — Tamamen bir iftiranın kurbanı olur. Hiç işlemediği bir suç yüzünden, hiçbir açıklama yapma fırsatı bile bulamadan, hayatının en güzel gününde tutuklanır ve karanlık bir zindana gönderilir. — Bu zindan nasıl bir yerdir; sadece fiziksel bir hapishane mi, yoksa daha derin bir anlamı var mı? — Château d’If yalnızca taş duvarlardan ibaret bir yer değildir; aynı zamanda umutların yavaş yavaş öldüğü, zamanın anlamını yitirdiği, insanın kendi aklıyla baş başa kaldığı bir karanlık boşluktur. — Edmond burada ne hisseder; öfke mi, korku mu, yoksa umutsuzluk mu? — Başlangıçta büyük bir şaşkınlık ve anlam verememe hali yaşar. Sonra bu yerini umutsuzluğa bırakır. Ve en sonunda… içten içe büyüyen bir öfkeye dönüşür. — Bu karanlıkta tamamen yalnız mı kalır, yoksa hayatını değiştirecek biriyle karşılaşır mı? — Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, Abbé Faria ile karşılaşır; bu karşılaşma,
Alıntı
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,1bin okunma
“— Bu Son mu? — Hayır… Geç Kalmış Bir Başlangıç.”
Puan vermedi·544 syf.··
2026 7. kitabı
— Bu hikâye nasıl başlıyor, bir aşk mı yoksa bir hayat mücadelesi mi? — Aslında bir genç kızın iç dünyasında başlıyor; ama zamanla hem bir aşkın hem de bir direnişin hikâyesine dönüşüyor. — Bu genç kız kim? — Feride. — Nasıl biri Feride? — Neşeli, hareketli, biraz yaramaz ama bir o kadar da duygusal ve gururlu. — Peki hayatı neden bu kadar zorlaşıyor? — Çünkü en çok güvendiği yerden yaralanıyor. — Kimden bahsediyoruz? — Kamran’dan. — Onunla nasıl bir ilişkisi var? — Çocukluktan gelen bir sevgi… zamanla aşka dönüşen bir bağ. — Peki ne oluyor da bu bağ kırılıyor? — Feride, Kamran’ın kendisini aldattığını düşünüyor. — Emin mi bundan? — Hayır… ama gururu, gerçeği sorgulamasına izin vermiyor. — Ve ne yapıyor? — Her şeyi ardında bırakıp kaçıyor. — Nereye gidiyor? — Anadolu’nun farklı şehirlerine öğretmen olarak. — Bu kaçış bir kurtuluş mu? — Başta öyle sanıyor… — Sonra? — Aslında bir yüzleşmeye dönüşüyor. — Anadolu’da hayat nasıl?
Alıntı
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 4. kitabı
Henüz Vakit Varken Gülüm, Nazım Hikmet’in insanın zamanla ilişkisini, sevgiyle kurduğu bağı ve ertelemenin doğurduğu iç boşluğu sade ama derin bir dille anlattığı metinlerden biridir. Bu şiir, yüzeyde bir sevgi çağrısı gibi görünse de aslında insanın hayatı algılayış biçimine yöneltilmiş sessiz bir sorgulamadır. Şiirin temelinde zamanın geri döndürülemez oluşu vardır. İnsan çoğu zaman “daha sonra yaparım”, “bir gün söylerim”, “zamanı var” düşüncesiyle hareket eder. Ancak şair, bu düşüncenin insanı yavaş yavaş kendi hayatından uzaklaştırdığını hissettirir. Çünkü ertelenen her duygu, aslında biraz eksilir; söylenmeyen her söz, içinde bir ağırlık bırakır. “Henüz vakit varken” ifadesi bu yüzden sadece bir öneri değil, aynı zamanda bir uyarıdır. Zamanın elimizden kayıp gittiğini hatırlatan ince bir ses gibidir. Bu metinde sevgi, sadece romantik bir duygu olarak değil, hayatın kendisiyle eşdeğer bir değer olarak yer alır. Şair, insanın sevdiğini söylemesini, hislerini gizlememesini ve duygularını ertelememesini ister. Çünkü ona göre insan, en çok da söyleyemedikleriyle eksilir. Birine “gülüm” diye sesleniş, aslında sıcaklık taşıyan bir yakınlık olduğu kadar, hayatın kırılganlığına da işaret eder. Bu kırılganlık, insanın her an değişebilecek, kaybolabilecek ya da geri dönülemez anlar yaşayabilecek oluşundan kaynaklanır. Psikolojik açıdan bakıldığında şiir, insanın iç dünyasındaki erteleme eğilimini açığa çıkarır. İnsan çoğu zaman duygularını ifade etmekten çekinir, yanlış anlaşılmaktan korkar ya da doğru zamanı bekler. Ancak bu bekleyiş, zamanla bir alışkanlığa dönüşür ve insan, en önemli anlarını bile erteler hale gelir. Şair tam da bu noktada okuyucuyu sarsar: hayatın “doğru zamanı” aslında hiçbir zaman gelmeyebilir. Bu düşünce, şiirin içinde sessiz ama güçlü bir gerilim
Alıntı
Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
“— Her Şeyi Hesaplayabilirsen… — Gerçekten Özgür Olur musun?”
Puan vermedi·496 syf.··
2026 26. kitabı
Ciddiyetle okumanızı istediğim bir kitap öncelikle diyalog şeklinde daha sonra farklı yönleriyle anlatacağım size Ey Sevgili (Canan, Dildar, Sanem, Şuh) okuyucular! Başlayalım. — Bu hikâye sıradan bir başlangıca mı sahip, yoksa daha ilk anda bir kırılma hissi mi veriyor? — Aslında dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayat gibi başlıyor; ama David Caine’in zihninin içinde dolaşmaya başladığında, her şeyin görünenden çok daha karmaşık, daha kırılgan ve daha kontrolsüz olduğunu fark ediyorsun. — David Caine nasıl bir insan; onu diğerlerinden ayıran şey tam olarak ne? — O, matematiksel zekâsı oldukça güçlü, olasılıkları sezgisel düzeyde bile hesaplayabilen bir adam; fakat aynı zamanda epilepsi hastalığıyla mücadele ettiği için, kendi bedenine ve zihnine tam anlamıyla güvenemeyen, sürekli bir belirsizlik hissiyle yaşayan biri. — Peki bu adamın hayatında her şeyi değiştiren o kırılma anı ne oluyor? — Bir gün karşısına çıkan gizemli bir teklif… Öyle sıradan bir iş teklifi değil; onun zihinsel yeteneklerini kullanarak, olayların olasılıklarını hesaplamasını isteyen, oldukça karanlık ve kontrolcü bir sistemin daveti. — Bu teklifi ilk duyduğunda ne hissediyor; korku mu, merak mı, yoksa bir fırsat mı görüyor? — Hepsini birden yaşıyor aslında; çünkü bir yanda kontrol edemediği hayatı var, diğer yanda ise ilk kez kontrol hissini gerçekten elde edebileceği bir ihtimal. — Ve sonunda bu teklifi kabul ediyor mu, yoksa geri mi çekiliyor? — Uzun bir iç hesaplaşmadan sonra kabul ediyor; çünkü insan bazen riskin ne kadar büyük olduğunu bilse bile, kontrol hissine duyduğu ihtiyaçtan dolayı o adımı atmaktan kendini alıkoyamaz. — Bu noktadan sonra hayatı nasıl değişmeye başlıyor; gerçekten geleceği görebilen birine mi dönüşüyor? — Tam olarak geleceği görmek değil belki ama, olasılıkları o
Alıntı
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,3bin okunma