Barış Ağca

Barış Ağca
Dünyanın dörtte üçü işleri
Üniversite
Çanakkale
Zonguldak
319 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Kendi kendine son bir soru sordu: "Bu sonsuz burgaç hangi tehlikeden kurtarılabilir,ne için esirgenebilir?" Böylece yoluna düzüldü; yalnızdı. Ama dünyanın gidişi inanılır gibi değildi; tutkuların, özel durumların, zorun garip girişmişliği, ama ille de zorun korkulur uyuyamazlığı her yerde göründükçe... Korkuydu, ötesiz ölüm korkusuydu insanları çıldırtan. Bunun için durmadan, konmadan gitmeliydi; çünkü durduğu anda, insanoğulları korkularıyla zorbalıklarının boğuntusunu onun çevresinde örüyorlardı. Dokunabileceği bir şey yoktu, çünkü hepsi, çılgın bir benliğini berkitme tutkusu içinde, onu bir yüküm altında bırakarak, onun temel yalnızlığını bozmak istiyordu. Bir insanı, bütün insanları bir yüküm altında bırakmak, şehirlerin, toplumların, ev sahiplerinin huyuydu. Çünkü erkekler olsun, kadınlar olsun kendi hiçliklerinin bencil korkusu ile çılgındılar. Kendi görevini düşündü; bütün insanları aşk yükümü altında bırakmaya nasıl çalışmış olduğunu... Eski gönül bulantısına tutuldu gene. Inceden inceden bir yüküm yüklemeye kalkışmaksızın, değinme olamıyordu çünkü, önceki yaşayışında, ölüme bile zorlanmıştı. Eski yarasının gönül bulantısı yeniden başladı; adam dünyaya yeniden tiksintiyle, aşağılık değinişlerinden korkarak baktı.
Sayfa 41
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Söz sözü doğuruyordu sivrisinekler gibi
Sayfa 40
60 yıl önce 60 yıl sonra; durgun sularda
Düşünülsün ki, bütün sağ, iktidar olarak, hükümet olarak okullarıyla, şusuyla busuyla sanata karşıdır, bilinçli olarak hem de. İlgisiz değildir asla. Elindeki bütün olanakları, araçları bu uğurda ve bu anlamda kullanır durur; ünlerden daha dikkatli. Şiiri, sanatı filan bırakın bir yana, ulusun kendi dilini bulmasını bile engellemek ister. çabalar, çırpınır. Türkçenin kendini bulmasının bir çeşit Nato' dan çekilme anlamını taşıdığını içgüdüsel bir sezişle bilir adeta. Hadi sağ kendini savunuyor, anladık. Peki ama sol yakanın bu ağızlarına ne oluyor? Bu bizden hoşnutsuzluk-ların, bu bizi suçlamaların, bana kalırsa, gerçek bir sol düşünceyle hiçbir ilişkisi yoktur. Onlar kendi vehimlerini ve yüreklerinin sağda oluşunu açıklıyorlar. 'Gizli sağcı' lar! Sağdan işittiğimiz sözlerin benzerlerini ve hattâ daniskasını onlardan işitiyoruz.
Sayfa 111·Kitabı okudu

Barış Ağca

, bir kitap okudu
8/10
·128 syf.·
Beğendi
·
2026 15. kitabı
Ece Ayhan
8/10 · 4 okunma
'Yek beyza vü sadhezar dâva' —'Yüz bin gürültü ve sonunda bir tek yumurta'— Ama civcivler sevimlidir sevilir.
Sayfa 97·Kitabı okudu