Ölen Adam

8,2/10  (11 Oy) · 
31 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.176 gösterim
Avluya çıkarken, genç horoz öttü. Cılızlaşmış, kısık bir ses çıkarıyordu ama kuşun bu sesinde acıdan kuvvetli bir şey vardı. Yaşamak gerekliliğiydi bu, hatta dirimin zaferini çağırmaktı. Ölmüş olan adam durup, kaçmış, sonra da yakalanmış horozun tüylerini kabartışına, dirimden ölüme yeniden bir meydan okuyuşta başını dikerek, gagasını aralayarak ayaklarının ucuna basarak ileriye uzanışına bakıyordu.

İngiliz edebiyatının büyük yazarı D.H. Lawrence'tan yine büyüleyici, ama bir o kadar da huzursuz edici bir kısa roman. Dirilen ve dünyanın, Avrupa'nın perişan kırlarında paralanmış kefeniyle dolaşmaya başlayan bir adam... Lawrence, İsa'ya ait mitleri güçlü birer çağdaş metafor olarak ortaya koyuyor bu metninde. Ölen Adam, Bilge Karasu tarafından Türkçe'ye kazandırılmış ve 1963 yılında TDK Çeviri Ödülü'nü almış. İlk elde okunması gerekenler arasında.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2010
  • Sayfa Sayısı:
    84
  • ISBN:
    9789750711442
  • Orijinal Adı:
    The Man Who Died
  • Çeviri:
    Bilge Karasu
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
kays el ecer 
13 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 8/10 puan

kitabı okuyanların çoğu aksine benim gözüm çok tutu bu Ölen Adamı ın hikayesi
kabul çoğu satırda binlerce kelime tekrarı vardı bu yüzden neyin ne olduğunu anlamak zordu ve ipin ucunu çok çabuk kaçırma ihtimaliniz baya vardı
belki şiir altyapımdan dolayı kayboluşlarım kopuşlarım küsürce olmadı
yani beğendim şiirden haz alanlar ve mistiklillere tavsiyece tavsiye ederim
ki alın size küsüratça kafka vari saramagoca

Ölen , sonra dirilen, dünyada kefenini sürüye sürüye dolaşmaya başlayan bir adam...
Peki bir fark var mıydı ?Kendinde ya da yaşayanlarda...
Kısa , metaforlu bir hikaye... Bazen okurken dağıldım bazen geri döndüm hikayeye.

Sonuç ölsek ve geri dönsek bu dünyaya, biz yine o bildik biz olurduk her halde, günahımızla,
sevabımızla,
saçmalıklarımızla
ve
zalimliklerimizle!!!

"Garip dünya, garip doğrusu; hem kirli hem de temiz. Ben de öyleyim işte...
her şeyin kaynaşması içinde de yalnız kalacağım. Hep yalnız, her şeyden çok, yalnız..."
(39/78)

Göknur Şahin Sarı 
12 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm biraz ağır ilerliyor ama ikinci bölüm yağ gibi akıp gidiyor. Dili biraz ağır o yüzden okurken kitaba biraz daha yoğunlaşmak gerekiyor. Bazı cümleleri sindirebilmek için birkaç kez okuduğum oldu.

Kitaptan 12 Alıntı

kays el ecer 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kays El Ecer
söylenecek bir söz yok, kendi derimin içinde yapayalnızım

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 37)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 37)
Göknur Şahin Sarı 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yalnızdı; ölmüş olduğu için de yalnızlığın bile ötesindeyedi.

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 19 - Can Yayınları)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 19 - Can Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
11 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Garip dünya, hem kirli hem de temiz. Ben de öyleyim.

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 38 - Can Yayınları)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 38 - Can Yayınları)
kays el ecer 
05 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

..Yarınla birlikte, baş-
ka bir gün,yeni bir gün gelecektir.''

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 78)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 78)
Göknur Şahin Sarı 
12 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Ah sevecenlik! Öldüğüm ölümden daha korkunç, daha güzel.

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 59 - Can Yayınları)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 59 - Can Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
 11 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Şimdi bakirliğin, hırsın bir çeşidi olduğunu anlıyordu; bedeninin hırs duymaksızın verip almak, alıp vermek için dirildiğini biliyordu.

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 34 - Can Yayınları)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 34 - Can Yayınları)
Göknur Şahin Sarı 
12 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Her şey, ulu güneşin birer parçasıydı; denizin ışıltısı, tözü, lekesiz yalnızlığı, arı parıltı, her şey her şey...

Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 46 - Can Yayınları)Ölen Adam, D.H. Lawrence (Sayfa 46 - Can Yayınları)
tabula rasa 
12 Ağu 20:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Sonra kendi kendine: “Dünyayı gezeceğim.” dedi, “bir şeycikler söylemeden... Çünkü hiçbir şey bu kuduran garip dünyada yalnız kalmak, bu kudurmuşluk karşısında ayrı durmak kadar güzel değildir. Ben bu dünyayı görmedim üstelik; içindeyken, duyduğum karışıklık gözlerimi kör etmişti. Şimdi bu garip dünyanın kıvıl kıvıllığı içinde dolaşacağım; beni salt tek başıma bırakan, yalnız bırakan, bütün nesnelerin kendi aralarındaki bu kaynaşmasıdır çünkü.”

Ölen Adam, D.H. LawrenceÖlen Adam, D.H. Lawrence
tabula rasa 
12 Ağu 20:28 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kısa günün yaşayışıydı bu, küçük adamların yaşayışı. Ölmüş olan adam da kendi kendine: “Bizler kısa günü daha büyük günün içine alıp küçük yaşamayı daha büyük yaşamanın döngüsü içine yerleştirmedikçe her şey, her şey, bir yıkımdır.”

Ölen Adam, D.H. LawrenceÖlen Adam, D.H. Lawrence
tabula rasa 
12 Ağu 20:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Korkuydu, ötesiz ölüm korkusuydu insanları çıldırtan. Bunun için durmadan, konmadan gitmeliydi; çünkü durduğu anda, insanoğulları korkularıyla zorbalıklarının boğuntusunu onun çevresinde örüyorlardı. Dokunabileceği bir şey yoktu. Çünkü hepsi, çılgın bir benliğini-berkitme tutkusu içinde, onu bir yüküm altında bırakarak, onun temel yalnızlığını bozmak istiyordu. Bir insanı, bütün insanları, bir yüküm altında bırakmak, şehirlerin, toplumların, ev sahiplerinin huyuydu. Çünkü erkekler olsun, kadınlar olsun kendi hiçliklerinin bencil korkusu ile çılgındılar.

Ölen Adam, D.H. LawrenceÖlen Adam, D.H. Lawrence
2 /