D. H. Lawrence kendisi bu son uzun öyküsünü yazarken verem ve sıtma ile savaşmaktadır. Belkide son eserinin ‘Ölen Adam ‘ olmasının sebebi budur.
Köylü çiftin bir dövüş horozu alması ile olaylar başlamaktadır. Horoz kaldığı yerden ipini koparıp kaçması ile devam eder. Hikayenin güzel yanı horozun kaçması ile ölen adamın dirilmesi aynı anda başlamasıdır.
Ölen Adam İsa’nın hikâyesini anlatır; ancak bu romandaki İsa’nın hikayesi bildiğinden tamamen farklı olan hikayesine.Bambaşka bir İsa’nın hikâyesi anlatılır: öldüğünde eski kimliğini ve rolünü tamamen geride bırakarak yeniden doğan bir İsa. Ölen Adam (Yeni İsa) artık insanlara doğru yolu göstermeye uğraşan bir kurtarıcı ya da öğretmen değildir. Kendini bulmak isteyen kendi benliğini arayanın hikayesidir. Roman boyunca, bu adamdan İsa değil ‘ölen adam’ olarak bahsedilir. Romanda ölen ve yeniden doğan insandır. onun bir adı yoktur. Onun zaman ve mekân sınırlaması yoktur. Ölen Adam, öldükten sonra yeniden dirilmenin bilincine kapılmaktadır. Dirimin ardına düşmüştür.
Kitap Hz. İsa’nın hikayesi mi yoksa mitlerden ve tarihsel olaylardan kendimizin hikayesi mi anlamak zordu.
Herkese tavsiye eder keyifli okumalar dilerim
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
Lawrence’ın hastalıkla boğuştuğu bir süreçte, ölmeden önce kaleme aldığı kitapmış ‘Ölen Adam.’ Bilge Karasu’nun çevirisi olması dolayısıyla okuduğum bu hikayede en öne çıkan Lawrence’ın Hristiyan öğretilerine karşıtlığıdır. Ölen Adam dirildiğinde bu dünyayı ‘kendine göre’ yaşamayı amaç edinir ve köyünü terkederek yolculuğa çıkar. Haca benzer bu yolculukta kutsal bir mekana varır. Burada, bir rahibeyle ilk kez cinselliği tadacaktır ki önemli bir aydınlanma motifi olan şu satırlara rastlarız “İçinde, benliğinin en derin iç karanlığında yeni bir güneş doğuyordu.” Ölen Adam, ölümün acı ve izlerinden kurtulmuştur artık, dirilmiştir.
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
Ölen Adam, D.H.Lawrence'ın Hristiyan mitolojisinden İsa'nın yeniden dirilişi ile ilgili söylencelerden yola çıkarak yazdığı bir uzun öyküdür. Bilge Karasu'nun arı duru Türkçesiyle dilimize aktarılmıştır. Bazı Öztürkçe sözcükler için sözlüğe başvurma gereksinimi doğsa da kolay okunan bir kitaptır.
Ölen Adam, öldüğü yerden doğrularak yeniden yaşama isteği duyan - ki önceki yaşamında gereği gibi yaşamadığının pişmanlığını ve öldürülüşünün acısını duyar - bir adamın yeniden dirilişini, peyderpey yaşama arzusu duyarak hayata, dirime duyduğu özlemi gidermesini ve kendini savunma isteğini anlatır. İnsanları doğru yola çağırması nedeniyle acımasızca katledilmesinin acısını duyar ve yaptığı bu işten pişmanlığını dile getirir. Dirimin bilincine varmak için sığındığı köylünün evinden yola çıkar.
Ölen Adam, öldükten sonra yeniden dirilmenin, dirimin bilincine varmak için sığındığı bir tapınakta bir rahibe ile ilişkiye girer. Dirimin farkına varır ve ölümsüzlük için kendinden sonra yaşayacak ve kendi kanından bir insan dünyaya geleceği için mutlu bir şekilde sığındığı yeri rahibenin yardımıyla yakalanmadan terk eder. Terk ederken de "yarınla birlikte, başka bir gün, yeni bir gün gelecektir" diyerek geleceğe olan umudunu, gelecekten beklentisi olduğunu dile getirir.
Ölen Adam, yeniden dirildikten sonra dünyayı artık ciddiye alan ve bedeni ile arzularının peşinden giden bir adamı, mitolojik bir adamı anlatıyor. D.H. Lawrence'ın sıtma ve veremin pençesindeyken, ölmeden önce yazdığı son uzun öyküsü olduğu belirtiliyor. Görece genç denilebilecek bir yaşta hayata veda eden Lawrence'ın yaşama arzusunu dile getiren bir öyküsü olarak nitelendiriliyor. Ölüm, diriliş ve ölümsüzlük konuları üzerine düşünen Lawrence'ın nitelikli bir öyküsü. Ölüme, ölümsüzlüğe yeniden dirime merak duyan
Kitabı okumaya başlamadan önce herhangi bir ön bilgim yoktu. Sayfalar ilerledikçe Yahuda, Romalılar, Magdalena gibi isimleri görünce komik bir aydınlanma yaşadım. Kitabın arkasını biraz inceleseydim belki daha bilinçli bir şekilde başlardım okumaya. Yeniden dirilen İsa’nın önceki hayatında yaşayamadığı arzuların peşinden gidişini anlatıyor kitap. Yazımı, dili, çevirisi çok güzeldi. Okurken çok büyük zevk aldım. Son olarak hoşuma giden iki alıntısını paylaşmak istiyorum.
“Görevimi yapmış, onun ötesine geçmiş olmam ne iyi. Şimdi yalnız kalabilir, her şeyi kendi haline bırakabilirim artık, incir ağacı isterse kısır olsun, zenginler zengin olsun. Benim yolum yalnız kendi yolumdur.”
“Bizler kısa günü daha büyük günün içine alıp küçük yaşamayı daha büyük yaşamanın döngüsü içine yerleştirmedikçe her şey, her şey bir yıkımdır.”
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
Müthiş bir giriş ,harika bir anlatım tarzı , horoz ile kahramanın karşılaşması ( hiç beklemiyordum ) ve ardından kitap bambaşka bir hal aldı.
Gerçekten ne iyi ettim de bu kitabı almışım diyordum ki , aşina olduğum bir konu olduğu ortaya çıktı.
İsa Mesih, Magdelana, Yahuda vs..
Eğer İsa'nın doğumu, anne ,baba , arkadaşları, aşkları yaşananlar ! ve sonrası, yani başından sonuna kadar bu süreci merak ediyorsanız size bir tavsiyede bulunacağım .
Yarım bırakın bu kitabı ve hemen gidin Kazancakis'in Günaha Son Çağrı adlı kitabını alın .
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
İngiliz edebiyatından Lawrence'in ölmeden önce yayımlanan ve yaşama arzusunu anlatan güzel bir öykü. Okurken acaba bizde böyle miyiz dediğimiz yerde öyle olduğumuzu görürüz.
mitolojilerin bağlamı, tanrıların birlik olmaları. mısır mitolojisi ve yeni ahit okuyanların dikkat çekeceği özellikte bir öykü. (buradan sonra spoiler içerir) mesihin aslında ölüp tekrardan dirilişi onu farklı bir hayatın kollarına atar. Bu hayatı bilmeyen mesih kendini tam insan olarak göremez,çünkü insan lanetlenmiştir. Fakat tanrılar onu tekrardan cezalandırır çünkü o artık bakir değildir. Çünkü o bir nergis kokulu kadına aşk ile tutulmuştur, bir nevi ona tapıyordur. Kadın onu isis ‘in kocası kutsal osiris olarak görmektedir. Mesih ona “in” (mağara,korunak,korunmalı) olmuştur.
İmgeleri ve anlatıştaki duruluğuyla akıcı bir uzun öyküydü. Kitabı ilk elime aldığımda gördüğüm horoz ben de büyük bir ilgi uyandırdı. Konu itibariyle de orijinal bulduğum bir kitap oldu. Ölümden sonra dirilen ama ölümle yaşamın arasında arafta kalan kahramanımız kendi içsel yolculuğunu bize çok iyi ve sade bir dille aktarmış. D.H Lawrence takdire şayan bir eser kaleme almış.
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
‘Beni vaktinden önce gömdüler. Ben de onun için mezardan kalktım.’
.
Köylü çiftin bir dövüş horozu alması ve o horozun ipini koparıp kaçması ile ölmüş adamın mezardan aynı anda kalkmasının, dirilmesinin, müthiş bir şekilde birleştirildiği bir Lawrence eseri. Bakire ile Çingene’den sonra hiç şaşırmadım, yine severek okudum.
.
Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölüm adamın dirilmesi, ikinci bölüm ise dirildikten sonra, bambaşka bir kimlikle ve daha önce yaşamadığı dünyevi hazları yaşama isteğiyle başlayan arayışlarını aktarıyor.
Arka kapakta İsa’nın dirilişinin anlatıldığı hikayelerden yola çıkarak, yazarın ölmeden önce yayımladığı son uzun öykü olduğu belirtiliyor.
.
Zaten kısacık olan kitabı uzun uzun anlatıp zevkini kaçırmak istemem. Kendime çok iyi kitaplar seçiyorum :) okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim:)
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
"Benim zaferim, ölmemiş olmamdır. Benim ömrüm görevimin ömründen daha uzun oldu. Zaferim bu işte."
Lawrence, Hz. İsa'nın dirilişinin anlatıldığı anlatılardan yola çıkarak hazırladığı bu öyküde, öldü zannedilerek bırakılan bir adamın, uzun uykusundan acılar içinde uyanarak, yaşamın tadına varamadan öldüğünü fark eder. Görevini tamamlamış, sıradan biridir artık. Bu sefer ölümlü dünyanın arzularının peşinden gidecektir.
Çevirmen Bilge Karasu'nun masalsı anlatımıyla mitolojik bir serüvene dönüşmüş öykü. Kendisinin aynı zamanda çok güzel eserleri de vardır.
Ölen AdamD. H. Lawrence · Can Yayınları · 2019674 okunma
David Herbert Richards Lawrence (d. 11 Eylül 1885 ö. 2 Mart 1930), 20. yüzyıl İngiliz yazarıdır. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri, yazmış, çeviriler yapmıştır. Eserlerinde modernizm ve endüstirileşmenin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisi üzerinde durmuştur.